Yaşlılık ve Osteoporoz

25 Aralık 2017
osteoporoz

Osteoporoz, kemiklerin alışılmışın dışında hafiflemesi ve kolay kırılabilir hale gelmesidir. Bir hastalık olmaktan çok, yaşlanmaya bağlı bir bozukluktur.

Bedenimizdeki kemikler, çoğumuzun zannettiği gibi ölü değil, sürekli değişen canlı yapılardır. Bu değişme, kemiğin zayıflaması yönündeyse, “osteoporoz” denilen durumdan söz edilir.

Nedenleri

En sık görülen nedeni yaşlılıktır. Orta yaşlan başlayarak herkesin kemikleri hafiflemeye başlar; bu değişme kadınlarda menopozdan sonra belirginleşir, ama ileri yaşlarda kadınlar ile erkeklerde eşit oranda görülür ve normal kabul edilir Yitirilen kemik fazla miktarda olmadıkça osteoporozun sorun yaratması söz konusu değildir.

Osteoporozun daha karmaşık nedenleri de vardır, ama bunlar ender görülür. Bu vakalarda, başka bir hastalık sonucu bütün bedende büyük değişiklikler ortaya çıkar. Bu tip osteoporoza, nedeni başka bir hastalık olduğundan, “ikincil osteoporoz” denir. Birincil, yani asıl hastalık iyileşince osteoporoz da yok olur.

Birincil hastalıklar çoğunlukla hormon dengesizlikleridir. Osteoporoza yol açan ikinci derecede bir neden de uzun süre hareketsiz kalmaktır. Ağrı, felç ya da kırık nedeniyle hareketsiz kalan bacak ve kol kemiklerinde sık görülür.

Belirlileri

Osteoporozda hiçbir belirti olmaya bileceği gibi, tam tersi, yani bel ağrısı ya da kemik ağrısı gibi ciddi belirtiler de görülebilir. İlerlemiş vakalarda boy kısalması, belkemiği eğrilmesi gibi bozukluklar olabilir. Kemikler ufak bir zorlanma ya da darbeyle kolayca kırılır.

En sık rastlanan kırık türü omurlar dan birinin basınçla kırılması biçimin dedir Bu kırık ya hiç ağrı yapmaz ya da ağrısa bile tedavi edilmeden iki-üç ay da iyileşir. Ama uzun dönemde kırıklar artarak, omurganın kısalmasın ve eğilmesine neden olurlar.

Bir başka kırık bölgesi ise kalçadır. Yaşlılar, denge bozukluğu ve bedenlerinin esnekliğini yitirmiş olması nedeniyle kolay düşerler. Eğer yaşlı hasuda osteoporoz varsa, hafif bir darbe (doktorların dediği gibi ‘travma’) kalça kemiğim kırmaya yeterlidir.

Tanı

Kesin tanı röntgen ve kan tahlilleriyle konur. Genellikle başka bir nedenle çekilen röntgen filminde osteoporoz ortaya çıkar, özel çekimlerde hasta kemikler daha koyu görünür ve gizli kırıklar bulunabilir.

Kan tahlilleri osteoporoza neden olabilecek hastalıkların onaya çıkarılmasını sağlar. Sözgelimi, aşırı çalışan tiroit bezi (tirotoksikoz), ikincil osteoporoz yapabilir.

Tehlikeleri

Osteoporoz tehlikeli ya da öldürücü bir hastalık değildir, en kötü sonucu sakatlıktır. Osteoartritten yakınan bir hasta, yineleyen kırıklar sonucu tekerlekli sandalyeye bağımlı hale gelebilir.

Omurilikten çıkıp kol ve bacaklara giden sinirler etkilenirse, ilgili organda ağrı ve güçsüzlük olabilir. En ağır vakalarda ise, bel ileri derecede öne eğilerek (kamburluk) soluk almayı güçleştirir.

Tedavi

Tedavinin amacı, hastanın hareketsiz kalmamasını sağlamaktır. Egzersizle kemikler güçlendirilir ve erimeleri önlenir. Bu nedenle kırıktan sonra hasta, olabildiğince erken ayağa kaldırılır. Kemik yapımını artırmak için bol protein içeren bir diyet ve kalsiyum ile D vitamini verilir.

Osteoporoz tedavisinde birçok ilaç denenmiş, ama etkileri bilimsel olarak kesinlik kazanmamıştır. Bu bakımdan osteoporozun kendisinin tedavisinden söz edilemez.

Sonuç

Herkesin yaşlanınca osteoporozla karşılaşacağı bir gerçektir. Ama çoğu kişide bu çok hafiftir. Kırığı ya da sakatlığı olan talihsiz insanların sayısı azdır. Ancak dikkatli bakım ve yeni tedavi yöntemleri sayesinde bunların da ileride tedavi edilebileceği sanılmaktadır.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz