Bakımlıyız

Yaşlılık Belirtisi: Kırışıklık

3 Aralık 2018
yaslilik

Kırışıklık, saçların kırlaşması gibi, yaşlanmanın temel belirtilerinden biridir.

40 yaşının üstündeki bütün insanla­rın derilerinde açıkça görülen kırışıklık­lar, genellikle daha da erken yaşta ortaya çıkar. Kırışıklıklar, yüze, o insa­na özgü bir anlam verir; ama yine de ço­ğu kişi onlardan kaçınmaya ya da hiç değilse geciktirmeye çalışır.

Nedenleri

Kırışıklığın en önemli nedeni, derinin en dıştaki tabakasının hemen altındaki bağ dokusu ile ilgilidir. Bu dokular iki ayrı tip protein lifinden, yani kollajerı ile elastinden oluşur. Kollajen dokunun iskeletini oluşturur, daha az sayıdaki elastin lifler ise, esneklik ve yumuşak­lık sağlar. Ama zamanla elastin mikta­rı azalır ve kollajen liflerin düzeni bozulur, birbirleriyle çaprazlaşıp ağlar oluştururlar. Sonuçta doku esnekliğini yitirir. Derinin genelde incelmesi ve ku­ruması da yaşlanma sürecinin bir par­çasıdır ve bu da kırışıklığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır.

Güneş ışığı da derinin kırışmasında çok önemli bir etkendir ve kırışıklığın yüz, boyun ve el sırtı gibi güneş gören beden bölümlerinde daha fazla olması­nı açıklar. Güneş ışığındaki morötesi ışınlar deride kırışıklığa neden olan kimyasal değişiklikleri hızlandırır ve etkisini en çok, güneş ışınlarına karşı doğal korunmaları daha az olan açık tenli kişilerde gösterir.

Yüz mimikleri de önemli bir etkendir. Güldüğümüz ya da kaşlarımızı çattığı­mız zaman kasılan yüz kaslarına (mimik kasları) bağlı olarak deride kırışıklıklar oluşur. Zamanla bu yüz çizgileri yüze yerleşir ve bir duyguyu ifade etme söz konusu olmasa da görünür hale gelir.

Kırışıklığın yerinin ve biçiminin belir­lenmesinde rol oynayan bir başka etken de yüzdeki ve çevresindeki deri altı yağ dokusunun miktarı ile dağılımıdır. Aşırı yağ depolanmaları, yer çekimiyle aşağı çekilip gözlerin altında torbalar ve çift çene oluştururlar. Yaşlı kişilerde gerdan çizgileri yanaklara doğru yayılıp mimik­le ilgili çizgilere dikey olarak yer alır ve sonuçta, sayısız çizgiden oluşan bir kı­rışıklık ortaya çıkar.

Son olarak sigaranın da kırışıklık sü­recini hızlandırması söz konusudur. Bu­nun nedeni bilinmemektedir, ama bir kurama göre sigara içenler dumanın gözlerini rahatsız etmemesi için yüzle­rini daha fazla buruşturmakta ve bu yoldan oluşan çizgiler iyice belirginleşmektedir.

Kaçınma ve gizleme

Yaşlanmaya bağlı etkenler bütünüy­le ortadan kaldırılamaz, ama kırışıklık­ların ortaya. çıkışı ve artışı bir dizi koruyucu önlemle belli bir yere kadar geciktirilebilir. Bunların belki de en önemlisi, yakıcı güneş ışınlarıyla uzun süre karşı karşıya kalmaktan kaçınmak­tır. Tatilde güneşin etkisini azaltan kremlerin kullanılması kırışıklığı artıra­cak deri hasarını önler. Kuru derinin kı­rışmaya eğilimi yağlı deriye oranla daha fazladır. Onun için bir başka koruyucu önlem, nemlendirici bir kremin kullanıl­masıdır.

Sigarayı azaltmak ya da bırakmak da yararlı olabilir.

Kadınların çoğu, kırışıklıkların meno­poz döneminde iyice arttığını söyler. Bu, hormon değişikliklerine bağlı olabilir. Ne var ki bu durumda hormon tedavi­sinin kırışıklık oluşumunu yavaşlatma­sı beklenir; oysa böyle bir etki henüz kanıtlanmamıştır.

Kırışıklık önleyici” pek çok krem vardır ve hepsinin etkisi değişiktir. Bun­lar kırışıklığı ortadan kaldırmaz, yalnız­ca geçici olarak gidermesini sağlayabilirler. Bazıları bu etkiyi deriyi nemlendirip besleyerek yapar, bazıları da kırışıklıkların içini doldururlar.

Cerrahi tedavi

Kırışıklık bir kez oluştuğunda azalt­manın ya da ortadan kaldırmanın tek yolu yüz gerdirme ya da kimyasal abrazyon (soyulma) gibi bir yöntem uygu­lanarak yapılan cerrahi tedavidir.

Yüz gerdirme, yüzün kenarlarına kesiler yaparak, deriyi yukarı ve dışa ge­rip yeniden dikmekten oluşur. Ameliyatla çok etkileyici sonuçlar alınır, ama kırışıklık ameliyattan bir ya da iki yıl sonra yeniden başlayabilir.

Soyulma yönteminde yüzün ve boy­nun üstüne yakıcı bir madde sürülür. Bu, derinin dış tabakalarını parçalar, sonra bu tabakalar alınır. Eskisinin ye­rinde oluşan yeni deri genellikle daha az kırışıktır, ama bu işlem oldukça ağrılı­dır, iyileşme haftalarca sürebilir ve ba­zen yüzde yama biçiminde renk farklılıkları oluşabilir. Bu nedenle de pek yeğlenen ve uygulanan bir yöntem değildir.

 

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz