Tıpta Nöroloji ve Nöroşirürji

19 Aralık 2017
noroloji

Nöroloji beyin, omurilik ve sinirlerle ilgilenen tıp dalı, nöroşirürji de sinir sistemi cerrahisidir.

Birçok Avrupa ülkesinde ve ABD’nin bazı bölgelerinde, nöroloji ile psikiyatri arasında belirli bir ayrım yoktur. Ülkemizde ise nöroloji ve psikiyatri uzmanları ayrı ayrı çalışırlar. Nöroloji sinir sisteminin fiziksel bozukluklarıyla, nöroşirürji ise, bu bozuklukların cerrahisiyle ilgilenir.

Nöroloji birimleri

Nöroloji ve nöroşirürji uzmanlarının işleri birbirleriyle ilgili olduğundan, bu iki dal genellikle aynı birimi paylaşır.

Nörolojininin özellikleri

Nöroloji kliniklerinde tedavi gören hastalar çeşitli sinir sistemi hastalıkları (inme, kafa travması, beyin kanaması, menenjit, damar bozuk oluşumları, multipl skleroz, miyasteni gravis, vb.) olan hastalardır. Uyuşma, felç, konuşma bozukluğu, kas zayıflığı, baş ağrısı gibi yakınmaları olan hastalar da belirtilerin kaynağının anlaşılması amacıyla nöroloji kliniklerine başvurup gerekli muayene ve incelemelerden geçerler.

Muayeneye başlayan nöroloji uzmanının kafasında, belirtilerin kaynaklanabileceği olası bozukluklara ilişkin bir düşünce vardır.

Muayeneden sonra çeşitli testler isteyebilir ve tanıda bu testlerden yararlanır. Sözgelimi hasta, bedeninin bir yarısı boyunca bir zayıflıktan söz ediyorsa, nörolog, sinir sisteminin çalışmasına göre, bozukluğun beynin öteki yanından kaynaklandığını bilecektir. Öteki belirtilerin oluşturduğu ipuçlarıyla (konuşma güçlüğü gibi) da beyindeki hasarın yerini kesin olarak belirler.

Tanı teknikleri

Nörologlar çeşitli testlerden yararlanırlar, bunların yardımıyla beynin işlevini ve yapısını anlarlar. Bu testler iki grupta toplanabilir. Birinci grubu röntgen incelemeleri oluşturur; ikinci grup ise beynin elektriksel etkinliğini ölçen testlerdir.

Röntgen incelemesi: Tanı için kafatası ve omurilik röntgenleri alınır. Bazı vakalarda kemiklerin durumu da bozukluğu ortaya koyabilir. Damarların ve omurilik boşluğunun röntgende görülebilmesi için özel boyalar kullanılır (anjiografi ve miyelografi yöntemleri).

Kullanılan boya lomber ponksiyon yöntemiyle omurilik boşluğuna verilirse işlem,“miyelografi” adını alır. Siyatik gibi omurilikteki sinirlerin baskı gördüğü durumlardan kuşkulanıldığında miyelografiye başvurulur.

Beyin taramaları: İki tür tarama vardır. Birincisi izotopla taramadır. Beyne verilen radyoaktif bir maddenin röntgenle incelenmesiyle beynin değişik bölgelerindeki kan miktarının izlenmesini sağlar. Bazı hastalıklarda kan dolaşımı etkilendiği için, dolaşım durumunun ayrıntılı dökümü tanıya yardımcı olur.

Bilgisayarlı tomografi (BT) tekniğindeyse, tarama bir bilgisayar yardımıyla yapılır ve böylece beynin dilimler halinde fotoğrafları ya da haritaları çıkarı-

İki inceleme yöntemi daha vardır, ama bunlar henüz araştırma aşamasındadır. Birincisi nükleer magnetik rezonans (NMR) testidir. Radyasyon kullanılmaz, onun yerine beynin çeşitli bölgelerinin magnetik akıma verdiği yanıta göre bir grafik çizilir. İ kincisi pozitron emisyon tomografisidir (PET). Bu test beyindeki fiziksel ve kimyasal olayların izlenmesini, böylelikle beynin yapısı kadar işlevlerinin de incelenmesini olanaklı kılar. Bu çok pahalı bir testtir; ayrıca bir siklotron kullanımını gerektirdiği için henüz yaygınlaşmamıştır.

Sinir sistemi işlev testleri

Bu testler sinir sisteminin çeşitli bölümlerindeki elektriksel etkinliğe ilişkin bozuklukları ortaya çıkarırlar. Sözgelimi elektroansefalografi (EEG) denen test, havale geçiren kişilere uygulanır. Günümüzde EEG 24 saatlik bir süre boyunca çekilebilmektedir. 24 saat süren bir kayıt, kısa süreli kayıtlarda gözden kaçabilecek olan bulguları verebildiğinden, tanıyı daha güvenilir kılar.

Çevresel sinirlerin muayenesindeyse sinirler hafif elektrik akımıyla uyardır ve yanıtın alınma hızı kaydedilip ileti hakkında bilgi edinilir. EEG testi ve sinir iletimi testleri, ağrısız ve zararsızdır.

Elektromiyografi (EMG) testinde kaslara çok ince iğneler geçirilerek etkinlikleri ölçülür. Bu hafif bir rahatsızlık verirse de tanıda oldukça yararlıdır. Kaslardaki ya da sinirlerdeki iltihap ve öteki bozukluklar, bu yolla kolayca anlaşılır. Nörolojide hastanın genel sağlığına ilişkin değerli bilgiler veren kan tahlilleri de uygulanır.

Noroşirurji

Nöroşirurji, sinir sistemi cerrahisidir.

dam çok geniştir ve doğum anormalliği olan spina bifidadan, trafik kazalardaki yaralanmalara kadar çeşitli durumlarla ilgilenir.

Beyin cerrahları, önce genel cerrahi girimi görüp, ardından uzun bir ihdas yaparak beyin ve sinir cerrahı olurlar, beyin cerrahisi, mikrocerrahi teknikleriyle son yıllarda daha da gelişmiştir, bazı beyin ameliyatları günümüzde kafatasının açılmasına gerek kalmadan, emikte küçük bir delik açılarak yapılabilmektedir. Ameliyatın kafatası kemiklerinde geniş bir çalışma alanı gerektirdiği durumda da kafatasında oluşan hasar sert plastikle ve paslanmaz, hafif metallerle (titanyum gibi) onarılabilmektedir.

Günümüzde tıp teknolojisinin günden güne artan bir hızla gelişmesiyle birlikte bütün tıp dallarında olduğu gibi nöroloji ve nöroşirurjide ilerlemeler kaydedilmektedir. Özellikle beyinle ilgili hastalıklara tanı konması, son yıllarda geliştirilen araçların yardımıyla eskiye oranla çok daha hızlı ve yetkin bir biçimde gerçekleşmektedir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz