Bakımlıyız

Saçlı Deri Yapısı ve Kellik Sorunu

11 Mart 2018
sacli-deri

Başın saçlarla kaplı olan deri bölümünün farklı bir yapısı vardır. Derinin bu önemli bölümünün sağlıklı olması büyük ölçüde elimizdedir.

Saçlı deri, insan kafatasının üstünü örten deri tabakasıdır. Enseden alna ka­dar uzanan saçlı derinin içinde saç kök­leri bulunur. Bedenin öteki bölümleri gi­bi saçlı derinin de çeşitli hastalıkları var­dır. Kepek ve kellik en yaygın sorunlar­dır. Sağlıklı olmasını istiyorsak saçlı de­riye iyi bakmamız gerekir.

Saçlı derinin yapısı

Saçlı deri, 50 cm ve daha uzun saç çıkmasını sağlayabilecek saç hücresi içe­rir. Saçlar ölüdür,50f foliküllerinin ta­banında toplanmış hücrelerce yapılırlar. Her saç, saç folikülünün yanındaki bir yağ bezinden salgılanan “sebum” adlı maddeyle yağlanır. Ayrıca her saçın ya­nında, kasılmasıyla saçın dikleşmesi­ni sağlayan bir kas ve saç çekilince ağrı duymamıza neden olan bir sinir ucu var­dır.

Saçlı derinin en üst tabakasındaki sert derinin hemen altında, bir kan damarı  ağına sahip olan doku tabakası vardır. Bunun altında ‘ ‘epikranius ’ ’ denen, ge­niş, düz bir kas bulunur. Kas, anatomik olarak oksipitofronlal ve temporoparietal olarak adlandırılan iki bölüme ay­rılmıştır.

Bu iki kasın birincisi daha geniştir ve hemen kaşların üstünden geriye, kafata­sının tepesine kadar olan ön bölüm ile kafanın tabanında artkafa kemiğine bağlı olan arka bölüm olmak üzere iki­ye ayrılır. Bu kasların (özellikle ön bö­lümün) kasılmalarıyla, alnı kırıştırma ve kaşları yukarı kaldırma gibi mimikler oluşturulur.

Bu örtü biçimindeki kasların altında, sert bir bağ dokusu tabakası olan ga/ea aponevrotika yer alır ve bunun altında bütün saçlı deriyi, kafatası kemiklerini Örten doku tabakası olan perikranuim’a bağlayan çok daha gevşek bir doku ta­bakası vardır. Başı örten derinin hareket yeteneği bu gevşek doku tabakasına bağlıdır. Tabaka ne kadar gevşek olur­sa deri o kadar fazla hareket ettirilebilir.

Kellik sorunu

İnsanlarda saçlı deriyi etkileyen hastalıkların en çok sıkıntıya neden olanı kuşkusuz kelliktir. Kellik, bir hastalık sonucu olabileceği gibi kalıtsal da olabilir. Başka bir hastalığın belirtisi olarak ortaya çıktığında genellikle “alopesı areata” adı verilen yama biçimindedir. Kellik sürekli saçları çekmenin, ruhsal bir şokun, tiroit ve hipofiz bezlerinden hormon salgılanmasındaki bozuklukla­rın sonucunda olabildiği gibi, saçkıran gibi kafa derisi enfeksiyonuna ya da kı­zıl gibi genel enfeksiyonlara da bağlı olabilir. Bu durumlarda, altta yatan so­runun ortadan kalkmasıyla saç yeniden çıkar.

Daha sık rastlanan ve kadınların yüz­de 5’inden azını, buna karşılık erkekle­rin yüzde 40’ından çoğunu etkileyen kel­lik türü ise, kalıtsaldır.

Hem kadınlarda hem de erkeklerde, saç dökülmesi ile büyümesinden oluşan doğal bir çevrim vardır. Günde ortala­ma 100 saç dokulur. Kalıtsal kellikte, saçın yemden çıkmasını sağlayan meka­nizma doğru çalışmaz ve dökülen saç­ların yerine kalın, güçlü saçlar çıkaca­ğına, bebeklerinkine benzer yumuşak, tüy gibi, incecik saçlar çıkar.

Kellik, ister hafif ister bütün saçların dökülmesine neden olacak kadar ciddi boyutlarda olsun, saç hep belli biçim­lerde dökülmektedir. Sözgelimi kellik

tepede başlayıp dışa, öne ve arkaya ya da şakaklardan başlayıp yavaş yavaş ar­kaya yayılabilir. Saç dökülmesi erken yaşta, sözgelimi yirmili yaşlarda ya da altmış-yetmiş yaşlarında olabilir. Saç r dökülmesinin kesin biçimi ve başlangıç yaşı kalıtıma bağlıdır. Başka bir deyiş­le kelliğin başlama yaşı ve biçimi, ailenin bütün üyelerinde aynı olur.

Hem erkeklerin hem de kadınların bir kellik geni taşıyabilecekleri düşünülü­yorsa da, erkeklerde gen daha belirgin ya da baskındır; oysa kadınlarda gen çift kat olmadığı surece kalıtsal yolla kellik oluşmaz. Genlerin etkisinin görül­mesi, genetik bilgiyle etkileşime girip kelliğin ortaya çıkışında etkili olan er­kek cinsel hormonlarının salınmasına bağlıdır. Cinsel hormon üretmeyenlerde kelliğin olmaması gerçeği, bu kuramı güçlendirmektedir.

Kellikle savaş

Saçsız erkeklerin çoğu durumuna alışır, ama bazılarında özbeğeniye ilişkin sorunlar ortaya çıkar. Bir çözüm peruk olabilir; ama kelliğin tek kalıcı çö­zümü, saç aktarımıdır. Bu ameliyat­la, sağlıklı saç folikülü içeren kafa deri­si adacıkları bir bölgeden (genellikle enseden) alınıp kel bölgeye aktarılır Saç aktarımı haftalarca sürebilir, bir seferde lokal anestezi altında 50 ile 100 adacık ekilebilir 100 adacığın ekilmesi ortalama Üç saat sürer Sonra kafa de­risi bir bandajla sıkıca sarılır; bu bandaj 48 saat kadar kafada kalır Adacıkların alındığı yer zamanla iyileşir ve hemen üstündeki bölgede büyüyen saçlarla örtülür.

Buna benzeyen bir başka saç ekme yöntemi ise “kare grejlleme” olarak adlandırılır. Kafa derisinin normal saç içe­ren bir bölgesinden bir kafa derisi şe­rhi alınır ve daha sonra kel bölgeye eki­lecek olan karelere bölünür. Ama bu yönleme daha ender başvurulur

İki yöntemden sonra da, birkaç ay boyunca saç dikilen yer çirkin görünüm­lü olabilir Saç grefderinin yerlerinden çıkmasını önlemek için saçlar en az bir haf­ta yıkanmamalıdır. Yeni saç, ameliyat­tan sonraki dört ay boyunca fazla büyümez, ama genellikle bir yıl içinde nor­mal saçlı bir baş oluşur.

Bazen, saç ekimi nin balansı uzun sürmez. Bunun nedeni, saç dökülmesinin nasıl ilerleyeceğinin doğru belirleneme mest ve alman adacıkların bütünüyle “emin” bölgelerden, yani asla kel olmayacak bölgelerden alınmamış olmasıdır. Bu durumda ekilen saç da dökülür Ama bu, uzun süreli ve aşırı masraflı saç aktarımı tedavisi­ne başlamadan önce göze alınması ge­reken risklerden biridir ve ender rast­lanılır.

Saçlı deri yaralanmaları

Saçlı deri yaralanmaları, yalnızca kı­sa zamanda Önemli kan yit imine neden ol­dukları için değil, yaşamsal bir organ olan beynin varlığı nedeniyle de ciddi­ye alınmalıdır.

Doku düzeni ve kafa derisi dokusu­nun en alt tabakasının gevşek olması yü­zünden, saçlı derideki kesik kan damar­larından çıkan kan, geniş bir bölgeye ya­yılabilir.

Sözgelimi, alna rastlayan bir darbe­nin göz morarmasına yol açmasının ne­deni budur. Kan, saçlı deriden öteki böl­gelere doğru akar. Aynı yolla, bir bak­teri enfeksiyonu sonucunda oluşan irin de, yumuşak dokudan sızarak beyne ve kafanın öteki bölümlerine yayılabilir

Saçlı derideki doku tabakalarının söz konusu özelliğinin (üstteki tabaka sıkı­ca bağlı, ama alttakiler gevşektir) bir başka sakıncalı yanı, saçın kaza sonu­cu hızla çekilmesinin (sözgelimi bir en­düstri makinesine kaptırılması gibi bir durumda) geniş saçlı deri bölümlerinin kafadan ayrılabilmesidir.

Saçlı derinin bakımı

Saçlı derinin bakımındaki en önemli nokta temizliktir. Deriyi temi/ ve enfeksiyondan uzak tutmak için saç, hafta­da en az bir kez yıkanmalıdır. Gerekir­se, içinde kepeklenmeyi önleyici selen­yum ya da çinko bileşiği olan şampuan­lar da kullanılabilir.

Bebeklerin başı her gün yıkanmalı ve bıngıldak üstündeki deri parçası ih­mal edilmemelidir. Bu bölgeyi yıkama­nın beyne zarar vermesi söz konusu de­ğildir. Beyin sert bir doku tabakasıyla kaplıdır ve bakımsızlık bu önemli böl­gede konak gelişimiyle sonuçlanabilir.

Bedendeki herhangi bir bölgeye ma­sajın dokuları ve kan damarlarını uyar­dığı doğrudur ve bu, kafa derisi için de geçerlidir. Ancak, sivri uçlu metal ya da plastik tarak ve fırçalarla aşırı sert ma­saj yapmaktan kaçınılmalıdır. Öte yan­dan yağlı saç, aşın fırçalama ve tarama, yağ salgılayan bezleri uyarabildiğinden, masajla büsbütün yağlanabilir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz