Rahim, İşlevi, Konumu ve Sorunlar

14 Nisan 2018
rahim

İçinde barındırdığı dölüt için yetkin bir koruyucu ve olan rahmin, hala bilinmeyen yanları vardır.

Geçmişte, kadınlarda görülen pek çok fiziksel ve ruhsal hastalıktan rahim sorumlu tutulurdu. Günümüzdeyse, hakkında pek çok şey bilmemize karşın, yine de yaşamsal önem taşıyan bu organa ilişkin aydınlığa kavuşmamış bir iki karanlık nokta kalmıştır.

İşlevi

Bir kadının doğurganlık çağı boyunca bazı değişikliklere uğrayan rahim, rahim cismi (korpus) ve rahim boynu (serviks) olmak üzere başlıca iki anatomik bölümden oluşmuştur. Rahmin, “endometrium” adı verilen iç tabakası, ergenlikten menopoza kadarki doğurganlık çağı boyunca her ay döllenmemiş yumurtanın beslenmesi için “hazırlanır”. Büyüyüp kalınlaşan bu tabaka yumurtanın döllenmemesi halinde adet kanı halinde dökülür ve bir sonraki çevrim için yeniden hazırlanıp yenilenir.

Gebelik sırasındaysa, rahim, dölütü korumak ve beslemek için genişler. Aynı zamanda büyük kas liflerinin kasılması önlenir.

Gebelik miyadına eriştiğinde (yanı dölüt doğuma hazır hale geldiğinde) rahim ağzı kasılarak, bebek ve plasentanın geçişi için açılmaya başlar. Ardından plasentayı besleyen kan damarlarını kapamak için hafif hafif kasılır. Doğum gerçekleştikten sonra da yeni bir gebeliğe hazırlanmak için hızla eski haline gebelikten önceki durumuna döner.

Ergenlikten önce ve menopozdan sonra (iki durumda da kadın ne fiziksel ne de zihinsel olarak bebek sahibi olma ya hazırdır) rahmin hiç işlevi yok gibidir.

Rahimde ortaya çıkım bütün değişiklikler, hipofiz bezinden ve yumurtalıklardan salınan hormonların ve rahim dokusundan salgılanan, ”prostaglandin” adı verilen maddelerin önderliğinde gerçekleşir. Ancak, söz konusu maddelerin etkileşim mekanizması hâlâ lam olarak anlaşılamamıştır.

Konumu

Erişkin bir kadında biçim ve boyut olarak rahim içi oyulmuş küçük bir armuda benzetilebilir. Leğen içinde yer alan rahmin cismi üstte, daralıp uzayan boyun bölümü ise alttadır. Rahim cismi iki yanda (fallop borularıyla) birleşir. Fallop boruları her ay yumurtalıklardan salınan yumurtayı rahme iletirler. Bu anatomik yapıyla rahim, karın boşluğundan dış dünyaya geçişi sağlar. Ancak dışa açık olması enfeksiyonlar için de elverişli bir yapı oluşturur. Ama rahimde, bu yolla enfeksiyonların yayılmasını önlemeye yarayan çeşitli mekanizmalar vardır. Birincisi rahim içi tabakasının (endometrium) her ay yenilenip dökülmesidir. Rahim boynunun salgıladığı antikor benzen maddeler ve vajinanın asit ortamı da bakteri üremesini engelleyen öteki mekanizmaları oluşturur.

Rahmin ön yüzü idrar kesesine yaslanır, arka yüzü ise göden bağırsağının yanında yer alır. Rahim, leğen içinde, “pelvis döşemesi” adını alan kaslarla desteklenmiştir; ayrıca damarlarla bağ dokusu lifleri de rahmi sıkıca çevresine tutturur.

Gebelik sırasında rahim büyümeye başlar ve 12 haftalıkken, pubis kemiğinin hemen üstünde, karın içinde hissedilebilir. Gebeliğin yaklaşık 38. haftasında üstü göğüs kafesinin hemen altında ele gelen rahim, doğumdan iki hafta sonra karın içinde hissedilemeyecek kadar küçülür. Menopozdan sonra da iyice büzülür.

Rahmin boyutları, cinsiyet hormonlarınca denetlenir. Bu hormonlar rahim içi tabakasını da etkiler. Adet çevriminin ilk yarısında (yani 28 günlük bir çevrimde, adetin biliminden 14. güne kadar) rahmin iç tabakası yumurtalıktan yumurta salınıncaya (yumurtlama) kadar kalınlaşır. Yumurta salındığında ise kalınlaşma sona erer ama bu kez de yumurtanın döllenmesi halinde onu besleyecek olan maddeler salgılanmaya başlar. Döllenme olmazsa endometrium adet kanı halinde dökülür.

Doğuştan yapı bozuklukları Dölütün kız olması halinde, karın duvarından merkeze doğru, “Muller kanalları adı verilen,boru biçimindeki iki yapı gelişir ve boydan boya birle şip kaynaşmaya başlar Boydan boya birleşme tamamlandığında, üst kısım fallop borularını, alt kısım ise rahim ve vajinayı oluşturur.

Ender olarak bu birleşme ve kaynaşma süreci aksaklığa uğrar ve sonuçta farklı derecelerde yapı bozukluktan oluşur. Sözgelimi bir birleşme kusurunda rahim oluşamaz, ancak kısa bir vajina gelişir. Plastik cerrahiyle vajinanın boyu uzatılabilse de, bu bir yapı kusuru olduğu için tedavisi yoktur. Böyle kadınlar kısır olurlar, adet görmezler.

Eğer Müller kanallarından biri gelişmezse, kadında vajina ve rahim bulu nur, ama iki yerine yalnızca bir fallop borusu olur. Bu durum fazla bir sorun yaratmaz. Çok ender görülen bir bozukluk da Muller kanallarının tam olarak birleşmemeleri ve kaynaşmamalarıdır. Bunun sonucunda da farklı derecelerde yapı bozuklukları oluşur Ciddi kayna- şamama vakalarında (birleşme olur, kaynaşma olmaz) iki ayrı rahim ortaya çıkar. Daha hafif oluşum kusuru ise, birleşme sırasında bir bölümün tam olarak kaynaşması, ancak üst bölümün tam kaynaşamamasıdır. Bu durumda, üstte bir bölme oluşur.

Rahme ilişkin sorunlar

Rahmin görevini yapmasını sağlayan karmaşık mekanizmalar göz önüne alındığında, çoğu kadının sorunu olması şaşırtıcı gelmez.

Farklı nedenler aynı belirtildi verebilirler. Söz gelimi adet dışı günlerde ya da cinsel birleşmeden sonra kanama, çoğunlukla polip gibi, kolayca tedavi edilebilen bir nedene bağlıdır. Ama seyrek de olsa rahim boynu kanseri de olabilir. Rahim boynu kanseri erken tedavi edildiğinde bütünüyle iyileştirilebilir Bu nedenle, en küçük bir belirtide kadınların doktora gitmelerinin önemi büyüktür.

Tedavi

Sorun rahim içinden kaynaklanıyorsa tanı konması güç olabilir, çünkü bu bölge, doğrudan muayene edilemez Bu nedenle bazı kadınlardan kürtajla biyopsi alınması gerekir. Tanı konulduğunda, antibiyotikle ya da hormonlarla gerekli tedaviye başlanır.

Bazen sorun ilaç tedavisiyle giderilemez Böyle durumlarda rahmin alınması yoluna gidilir.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz