Rahim Boynu ve Smear

14 Nisan 2018
rahimkanseri

Rahim ağzı olarak da bilinen rahim boynunun başlıca hastalıkları enfeksiyon ve kanserdir. Kanser, “smear” yöntemiyle çok erken saplanıp tedavi edilebilir.

Tıpta serviks olarak adlandırılan rahim boynu, armuta benzeyen rahmin, vajinaya doğru uzanan, silindir biçimli bölümüdür. Üstte ralime, altta vajinaya açılan rahim boynu kanalının uzunluğu yaklaşık 2,5 cm’dir. Vajina parmakla muayene edildiğinde, rahim ağzı, bir çıkıntı halinde ele gelir.

Hiç çocuk doğurmamış kadında rahim boynunun vajinaya açılan bölümü, yani rahim ağzı, halka biçiminde ve küçüktür. Doğurmuş kadınlarda ise, doğum sırasında çocuğun başının geçmesini olanaklı kılacak biçimde açıldığı için rahim ağzı, hafifçe çapraz biçimli bir yarık halinde görülür. Eğer ciddi biçim de hasar görmüşse erozyon ya da halk arasında “yara” olarak adlandırılan durum ortaya çıkar. Kürtaj gibi rahme yapılan bazı cerrahi girişimlerde de aynı sorun görülebilir.

Bazen hasar gören rahim agzı (güç doğumlardan sonra da olabilir) normal işlevini göremez. Bu durumda da genellikle gebeliğin dördüncü ve altıncı ayları arasında görülen, yineleyen düşükler oluşur. Eğer çok gecikmeden tanı konursa, dikişlerle rahim ağzı kapatılıp düşük önlenebilir.

Sorunlar

Bazen doğum sırasında rahim boynu aşırı ölçüde uzar. Bu, vajinal muayene de elle hissedilcbilir. Genellikle ciddi bir soruna yol açmaz, ama gerekirse cerrahi girişimle düzeltilebilir.

Bazen de rahim ağzı çevresindeki ya da içindeki mukus salgılayan bezler, küçük kistler oluşturacak biçimde genişlerler. Genellikle pek belirti vermeyen bu durum seyrek de olsa karında şişmeye ve adet bozukluklarına yol açar.

Rahim boynunun konumu

Genellikle kistler kendiliğinden geçer, ancak bazı türleri küçük bir ameliyat gerektirebilir.

Daha yaygın ve daha önemli bir sorun, mukus bezlerinin işlevleriyle ilgilidir. Normal olarak bu bezler, rahim ağzını bir tıkaç gibi kapatan koyu, yapışkan bir mukus salgılarlar. Yumurtlama sırasında mukusun yoğunluğu azalır ve saydam bir görünüm kazanır. Mukustaki değişiklik spermin rahme kolayca geçmesini sağlar. Mukus bu biçimde yumuşamışa, spermin rahme yüzmesi ve fallop borularından rahme gelmekte olan yumurtaya ulaşıp döllemesi olanaksız olur.

Enfeksiyonlar

Rahim boynuna ilişkin en yaygın sorunlardan biri de enfeksiyondur (servi­sil). Bu durum frengi ya da belsoğukluğu (gonore) gibi zührevi, yani cinsel ilişkiyle bulaşan bir hastalık sonucu olabileceği gibi, erkeklerde idrar yollan iltihabına yol açan Chlamydia adlı mikroplara da bağlı olabilir.

Bu enfeksiyon, rahatsızlık veren bir vajina akıntısına yol açabilir. Belsoğukluğunda ise belirgin akıntı, hatta öteki belirtiler pek görülmeyebilir. Bir olasıIık olarak belsoğukluğundan kuşkulanılan durumlarda tam bir muayeneden geçmek zorunludur.

Aslında vajinal akıntıların çoğu rahim ağzından çok, mantar ya da trikomonas gibi vajina enfeksiyonlarından kaynaklanır. Frengide ise akıntı olmamasına karşılık, dudaklarda, ya da rahim ağzında yara (ülser) oluşur.

Rahim ağzındaki erozyonlar da iltihaplandıklarında akıntıya yol açabilirler. Erozyonlar yakılarak (kotrrıuıs von) dondurularak ya da elektrikle tedavi edilirler.

Frengi ve bel soğukluğu antibiyotikle, özellikle de penisilinle tedavi edilir. Ancak iki hastalıkta da sürekli doktor kontrolü gerekir.

Dikkat edilecek noktalar

Rahim ağzındaki ya da rahim boynundaki polipler (küçük bir sapla yüzeye bağlı doku oluşumları) kanlı akıntıya ya da hafif kanamalara neden olurlar. Bu polipler yaklaşık t cm uzunluğundaki kabartılardır. Aralıklı olarak kanayabildikleri gibi, cinsel ilişki sırasında da kanayabilirler. Çok sık olmamakla birlikte, tedavi edilmeyen bazı polipler habisleşip kansere dönüşürler.

Ayrıca, bu tip rahatsızlıklar kanser de olabileceğinden, hiç zaman geçirmeden muayene olmayı gerektirirler. Hekim kadını vajina yoluyla muayene edip, “spekulum” adlı bir aygıtla gözlemleyecektir. Doktorlar ayrıca belirli aralıklarla kadınların smear testi yaptırmalarının gerekli olduğu görüşündedirler. Bu yolla hem kanser hem de enfeksiyon tanısı konabilir.

Smear

Smear testinin öteki adı Papanicola- ou ya da kısaca pap testidir. Çoğu kadın bu testten çekinir, ama smear çok basit ve ağrısızdır.

Jinekolojik muayene sırasında hekim, kadının vajina kanalını ve rahim ağzını görebilmek için spekulum adlı bir aleti vajinaya yerleştirir. Alet, kasları bir ölçüde gerdiğinden hafif rahatsızlığa yol açabilir, bu yüzden gevşemenin önemi büyüktür. Çoğu kadın bu işlem sırasında kendisini kasar ve sonuçta ağrı duyar Vajina spekulumla açıldığında ışıkla vajina çeperleri ve rahim ağzı ayrın tılı bir biçimde görülür. Ucunda steril bir pamuğun sarılı olduğu bir çubuk hafifçe vajina duvarlarına sürtülür ve pamuğa yapışan salgıdaki hücreler bir lamele, yani cama aktarılıp mikroskopta incelenmek üzere gerekli işlemlerden geçirilir.

Mikroskop altında hücrelere bakılarak normalden sapma dereceleri değer* lendirilir. Her normalden sapma kanser değildir. Kansere varıncaya kadar hücre, çeşitli aşamalardan geçer. Çoğu kadında smear testiyle hafif bir%değişiklik olduğu saptanır. Bunlann yalnız bir bölümünde kanser- öncesi değişiklikler söz konusudur. Kanser öncesi, yani prekanseröz habisleşme değil de, habisleşmeye eğilimin söz konusu olduğu kadınlar sık aralıklarla smear testinin yapılacağı kontrollere çağrılırlar. Böylece hücreler her aşamada yakından izlenir ve en erken dönemde girişim için tetikte olu- nulur.

Bazı smear testleri in-situ kanser sonucunu verir . Bu,“’başlangıç aşamasında habaset anlamına gelir ve küçük bir girişimle (biyopsi) hastanede doku almayı gerektirir.

Vakaların çoğunda habis hücrelerin rahme doğru yayıldığı saplanırsa, aıuc lıyaıla rahmin çıkarılması (histerektomi) gerekir.

In-situ kanser, rahim boynu ve rahmi kapsayan kanserden beş kat fazla görülür. tn-suii kanser bakirelerde pek görülmez, vakaların çoğu cinsel yaşama başlamalarının üzerinden 7-10 yıl geçmiş 30’larındaki kadınlardır.

Rahim boynuna ve rahme yayılan kanser ise, en çok 40’lı yaşlarda görülür. Eğer yayılmamış, küçük bir odak halindeki kanser erken saptanırsa, cerrahi girişim çok başarılı sonuç verir.

Etkin cinsel yaşamları olan kadınların düzenli aralıklarla smear testi yaptırmaları çok önemlidir. Bu kanser türünün (in-situ kanser) çocuk doğurmaktan çok, etkin cinsellik ile bir ilintisi olduğu düşünülmektedir.

Çoğu kadın smear testi yaptırmaktan çekinir. Oysa bu testle, rahim kanseri nin bütünüyle tedavi edilebileceği bir aşamada tanılanabildiği düşünülecek olursa, söz konusu işlemin ne kadar önemli olduğu anlaşılır.

Bu testi yaptırmamış olan kadınlar en kısa zamanda doktorlarına danışıp, yapılması konusunda girişimde bulunmalıdırlar.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz