Protez ve Kullanım Alanları

22 Mart 2018
protez

Teknolojideki ilerlemeler ve ameliyat tekniklerindeki gelişmeler sayesinde, koldan kalp kapakçıklarına kadar pek çok organın yerine yapayı takılabilmektedir.

Bedenin bir bölgesinin yerine takılan yapay parçaya “protez” (Yunanca bir şeyin yerine koymak anlamında) denir. Günümüzde gerek iç, gerek dış birçok organın yerine yapayı kullanılmaktadır. Takma diş, eklem, kol ve bacak kemik, kalp kapakçığı, meme, erkek cinsel organı gibi pek çok protez bulunmaktadır.

Takma kollar ve bacaklar gibi diş protezler yüzlerce yıldır kullanılmış, son zamanlardaysa daha da geliştirilmiştir. Buna karşılık iç protezler, geçmişte uygun malzeme bulunamadığından ve ameliyat teknikleri yeterince gelişmemiş olduğundan, ancak son zamanlarla takılabilmektedir. Günümüz teknolojisindeki ilerlemeler ile özel plastiklerin, silikonların ve (uygun) metallerin geliştirilmesiyle çoğu sorun aşılmıştır.

Takma kol ve bacak

Bu protezler kaza, tümör, enfeksiyon ya da kanlanma yetersizliği sonucu kol ya da bacak kesildiğinde ya da kişi kısa ya da eksik organlarla doğduğunda kullanılır.

Proteze eşlik eden iki ana sorun vardır. Bunlardan biri protezin hastaya nasıl tutturulacağı, öteki de ucunun nasıl oynatılacağıdır.

Bacaklar

Bacak protezi takılmasında en önemli sorun parçayı yerinde tutacak düzenek tir Bu amaçla birçok aygıt kullanılmıştır. Kuşkusuz bacağın kesildiği düzey de çok önemlidir; kalan bölüm ne kadar uzunsa, hasta protezini o kadar iyi denetleyebilir. Takma bacakların çoğu, protezin ucundaki yuvaya güdüğün oturmasıyla elde edilen emiş etkisi ve bağlarla yerinde durur. Hasta kısa sürede protezini denetlemeyi öğrenir ve fizik tedavinin de katkısıyla, kalan bölümdeki kaslarını güçlendirir.

Bu protezlerin yapımında metal, plastik ve deri birlikle kullanılır. Protezler sipariş üzerine, hastanın ölçüleri alınarak hazırlanır.

Kollar

Bedenin ağırlığını taşımak gibi bir görevi olan bacaklara karşılık kol protezleri, çok daha ince işlevler üstlenmek durumundadır.

Eller son derecede karmaşık ve farklı hareketler yapan organlardır, dolayısıyla yapayları doyuruculuktan uzaktır. Buna karşılık kullanışlı bir eli de kapsayan kol protezi yapımında, deneme aşaması da sayılsa, önemli ilerlemeler sağlanmıştır. Silikon yongaların da devreye girmesi, bu gelişmeyi hızlandıracaktır. Aslında güdükteki kaslara bağlanarak, hareketin beyin tarafından denetlenmesini sağlayan protezler yapılabilmiştir. Günümüzde havayla çalışan, eklemleri olan ve kavrama gibi işlevleri yerine getirebilen kol protezleri vardır. Talidomide faciasında çocukların kolsuz ve çoğunlukla omuzdan çıkan ellerle doğmuş olmaları, bu çalışmaları hızlandıran bir olgu olmuştur Bu çocuklara uygulanan protezler, uçlarından, hastanın parmakları tarafından idare edilebilir. Bu durumda elde edilen sonuçlar, kolları kesilmek zorunda kalınan hastalara takılanlarınkinden daha başarılıdır.

Eklem protezleri

Yaygın bir hastalık olan eklem iltihabı ya da öbür adıyla artrit, eklem protezleri geliştirilene kadar yalnızca ilaçlar ve fizik tedavi yöntemleriyle tedavi edilebilmekteydi.

Günümüzde değiştirilebilen eklemlerin sayısı oldukça fazladır. Diş, omuz, dirsek ve parmak eklemlerini değiştirmek için ameliyatlar yapılmaktadır: ama, bunların en yaygını ve bugüne kadar en başarılı olanı kalça eklemidir. Kalça eklemi protezi takılan bir hasta, özürlü bir kişi olmaktan bütünüyle çıkar, önceki yaşantısındaki etkinliklerini yapabilecek hale gelir. Artritin ana belirtilerinden olan ağrı ortadan kalkar ve eklemin hareket alanı artar.

Hasta ameliyattan birkaç gün sonra kalkıp yürüyebilir ve bir hafta ya da on gün içinde evine döner Yara kapanıp kaslar güçlendiğinde genellikle bastona ya da başka bir yardımcı araca gerek kalmaz.

Ancak eklem protezlerinde, üstesin­den gelinemeyecek sorunlar da vardır.

En başta, kullanılan malzeme biyolojik uyum sağlamalıdır, yani dokularda tepkimelere yol açmamalı ve içinde bulunduğu ortamda bozulmamalıdır. İkincisi, yılların kullanımına bağlı olarak yıpranmayacak kadar sağlam olmalıdır. Son olarak ise, eklemin iki ucunu kemikle- re tutturmanın bir yolu olmalıdır. Yıllar boyu sürdürülen araştırmalar sonucunda en uygun birleşimin, plastik bir yuva içinde oynayan metal bir baş olduğu saptanmıştır. İki öğe de kemiklere, akrilik bir maddeyle tutturulur.

Yapay eklem takılmasında karşılanlan bir sorun da enfeksiyondur. Eğer yapay malzemenin çevresinde enfeksiyon baş gösterecek olursa, takılan parçayı çıkarmaktan başka çare kalmaz. Her ne kadar aşırı özen gösterilmesi ve ameliyat sırasında antibiyotik kullanılması enfeksiyon olasılığını azaltmışsa da, ne yazık ki hala bu tip vakalara rastlanılmaktadır.

Kalp kapakçıkları

1950 li yılların başlarında açık kalp ameliyatlarına başlanması sonucu bir çok kalp kapakçık protezi tasarımı yapılmıştır. Doğal kapakçıkları, kan yanlış yöne aktığında kapanacak biçim dedir,bağ dokusundan ve iki ya da üç kanatçıktan oluşurlar. Kan doğru yönde aktığında kanatçıklar açılarak akışın dirençle karşılaşmamasını sağlarlar. Kapakçıklar hastalandığındaysa, ya kalınlaşarak akışa karşı direnç oluştururlar (darlık) ya da zayıflayarak aralarından kan sızdırırlar (yetmezlik) Kapakçık protezIerinin en çok kullanılanları, Starr ve Björle-Shiley kapakçıklarıdır. Starr kapakçığı metal bir kafes içindeki plastik bir toptan oluşur. Metal kalesin ucunda bir halka vardır ve protez kalbe oradan dikilir. Top kafeste serbestçe oynar ve halkaya oturduğunda aradan kan sızmaz, böylece akışın tek yönlü olması sağlanır. Björle-Shiley kapakçığı da benzer bir halkayla kalbe dikilir. Bir kanatçık bu halkanın üstüne kapanıp açılarak, kanın tek yönde akmasını sağlar. Bu kapakçıkların neden olduğu sorunlar, kanın yabancı malzemenin üstünde pıhtılaşması ve kapakçıkların sürekli hareketinin alyuvarları tahrip ederek kansızlığa yol açmasıdır. İlk sorun hastaya pıhtı oluşmasını önleyici özel bir ilaç verilerek alt edilir. İkincisinin tek çaresi ise, alyuvar yitimi belirginleştiğinde kan vermektir.

Meme protezleri

Meme protezleri, küçük memeli kişilerde yıllardır kullanılmaktadır. Ayn protezler, ameliyatla alınan memelerin yerine de takılabilir.

Meme protezlerinde yararlanılan malzemenin başarılı olup olmaması çeşitli niteliklere bağlıdır. Bunların başında, beden içine yerleştirilen bütün maddelerde olduğu gibi, biyolojik uyum gelir. Ayrıca kıvam olarak meme dokusunu andırmalı ve bunu yıllarca koruyabilmelidir. Günümüzde en çok kullanılan malzeme silikondur. Protez, silikondan, içindeki jölemsi sıvıyı tutacak bir kap biçiminde hazırlanır. Bu niteliği sayesinde biçim değiştirebildiğinden, var olan memenin alt yüzeyinden açılan bir kesiden içeri sokularak, göğüs kaslarıyla memenin arasına (dolayısıyla memenin ardında durur, içinde değil) yerleştirilir.

Protezler değişik ölçülerde hazırlanır ve bunların arasından en uygunu seçilir. Enfeksiyonun önlenmesi koşuluyla, bu ameliyatlar aşağı yukarı hep büyük bir başarıyla sonuçlanır. Enfeksiyon baş gösterdiğindeyse, çoğunlukla protezin çıkarılması gerekir.

Meme protezlerinin kanser ameliyatından sonra kullanılıp kullanılmaması, hala tartışma konusudur. Bazı doktorlar protezin üstünü kapatabilecek kadar deri bırakmanın hastayı, yeni tümör riskine söktüğünü öne sürmektedirler Ayrıca, protezin varlığının, tümörün yeniden ortaya çıkıp çıkmadığının saptanmasını güçleştirdiği de söylenmektedir. Bazı doktorlarsa, böyle bir durumun söz konusu olmadığını öne sürmektedirler ama genel olarak doktorların, tutucu bir yol tutma eğiliminde olduğu söylenebilir.

Dış protezler de aynı biçimde jölemsi bir sıvı içeren bir kaptan oluşur ve ameliyatla meme alındıktan sonra yaygın olarak kullanılır. Ayrıntılara inilerek yapılacak doğru bir seçimle, memesi alınmış hasta eski görünümüne kavuşabilir.

Kulakta

Kulağa giren ses  dalgaları kulağa vurur. Bu da kemikçikler yoluyla, sesin sinir uyarılarını dönüştürüldüğü içkulağa iletilir. Bu kemikçikleri birbirine kaynattırarak ya da sertleştirerek, iletilen sesin şiddetini düşüren hastalıklar vardır. Hasta kemikler çıkarılıp yerlerine plastik ya da metal parçalar konduğunda duyma düzeyinde belirgin bir artış olur. Bu ameliyatın üstünlüğü, protez kulakları ile içkulak arasındaki hava dolu ortakulağa yerleştirildiğinden çevresinde tepki gösterecek bir dokunun bulunmamasıdır.

Erkek cinsel organları

Günümüzde yaralanma ve tümör gibi nedenlerle erbezlerinden biri alındığında, yerine, plastikten yapılmış bir protez konulabilmektedir. Bu işlem ameliyat sırasında yapılabildiği gibi, sonradan (Özellikle bir iltihap söz konusu olduğunda) da gerçekleştirilebilmektedir.

Penis hastalıklarında da protez kullanılabilir. “Priapizm”denilen bir hastalıkta, penisten gelen toplardamardaki bir pıhtıya bağlı olarak ağrılı ve inatçı bir sertleşme olur. Hastalığın tedavi edilmesi ise, sertleşme güçlüğüyle sonuçlanır. Bu durumda, penis gövdesine silikon bir protez yerleştirilerek, hastanın cinsel birleşme sırasında vajinaya girebilmesi ve olası bir döllenmeyi gerçekleştirmesi sağlanabilir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz