Prostaglandin Nedir?

6 Mart 2018
prostaglandin

Prostaglandin Nedir?

Prostaglandinler, önemli fiziksel işlevlerin denetlenmesinden sorumlu küçük maddelerdir.

Prostaglandin, yanıt vermeye hazır doku ve hücrelere ulaştıklarında önemli tepkiler başlatırlar. Hormonlardan farkları, aşağı yukarı her tür doku da üretilebilmeleri ve yapım yerlerine yakın hücrelerde etkili olmalarıdır. Buna karşılık hormonlar yalnızca belli başlı iç salgı bezlerinde üretilip uzaktaki organ ya da dokulara etki ederler.

Prostaglandinlerin bulunuşu Prostaglandinler ilk olarak prostat bezinde bulunmuş, adlarını da oradan almışlardır. Bulunuşları, en çok kullanılan ilaçlardan aspirinin etki yollarının açıklanabilmesine yardıma olmuştur. Aspirin, belli prostaglandin türlerinin etkinliğini engelleyici etkisi bilinmeden önce de kullanılmaktaydı. Bu çok önemli madde grubu üzerine çalışmalar yapan doktorlar, hormonlar­da karşılaşmadıkları boyutlarda sorunlarla karşı karşıya geldiler. Bunların başında, belli başlı prostaglandinlerin, yapımları ile etkilerini göstermeleri arasındaki birkaç saniye içinde var olmaları gelir. Bütün olay, salınan madde kana karışmadan bile olup bilebi­lir. Dolayısıyla o anda var olan etkin prostaglandinin miktarını saplamak çok güç­tür.

Bugüne kadar bulunabilen prostagandinlerin önemli olanlarının aşağı yu­karı hepsi, laboratuvardaki doku parçalarında ölçülebilen etkiler sağlamaları nedeniyle ortaya çıkarılabilmiş­tir. Sözgelimi E2 prostaglandini düz kasların kasılmasında rol oynar. Bu tür testler şimdilik doku parçalarıyla sürdürülmekte, ama bir yandan daha ke­sin ölçüm yöntemleri geliştirilmektedir.

Prostaglandinlerin etki yolları

Çok sayıda değişik doku pros- taglandinlere yanıt verir. Prostag landinler kadın üreme organları için çok Önemlidir; hatta adet kanamalarındaki kanama miktarını düzenlemede de bir rol oynadıkları sanılmaktadır. Prostaglandinlerin etkinliğini durduran ilaçlar, prostaglandinlerdeki dengesizliklere bağlı olduğu sanılan adet sancılarını (dismenore) dindirirler. Prostaglandinler gebelik sonunda doğumu hızlandır­mak, gebeliğin ilk döneminde ise düşük yapmak için kullanılabilirler. Bunların yanı sıra spermada bulunan prostaglandinlerdeki bir eksikliğin erkek üretken­liğini azaltacağı da öne sürülmüştür.

Prostaglandinlerin ön plana çıktığı iki yaygın durum daha vardır. Bunlar, artrit benzeri iltihaplanmalar ve birçokla­rında zaman zaman olan önemsiz ağrılarla ilgilidir. Her ne kadar doktor­lar iltihaba ilişkin tepkimenin gelişmesi sırasında tam olarak nelerin olduğunu henüz anlayamamışlarsa da, prostaglandin etkisini bastırıcı ilaçlar verildiğinde, gerek iltihabın gerekse de ağrının azal­dığı bilinmektedir. Bu da aspirinin, da­ha güçlü olan indometazinin ve eklem iltihabı tedavisinde başarılı olan bütün yeni ilaçların etkisini açıklar.

Kandaki pıhtılaşma hücreleri, ya­ni trombositler de pıhtılaşmayı başlat­mak için prostaglandin üretirler. Aspirin gibi ilaçlar kullanılarak, pıhtı­nın neden olduğu inme ve kalp krizi gi­bi hastalıklarda azalmalar olacağı umulmaktadır.

Pıhtılaşmayı başlatanların dışında, bir prostaglandin de damarları te­miz tutmak için pıhtı miktarını azalttığından, durum aslında göründüğünden daha karmaşıktır, iki sistem arasında bir denge sağlamak için, bu ilaçların do­kunda dikkatli ayarlamalar yapmak ge­rekir ve bu yüzden, farklı ilaçlardan değişik dozlar almak zorunda kalınabilinir.

Küçük atardamarları genişleterek kan basıncında düşmeler yapan en az üç tür prostaglandin bilinmektedir. Bu da za­manla, yüksek tansiyon tedavisinde çok yararlı olabilecek prostaglandine benzer ilaçların yapılması yolunu açabilir.

Kuşkusuz bedendeki çeşitli prostag­landin sistemlerinin her tür hastalık me­kanizmasına katkısı vardır. Dolayısıyla doktorlar ve bilim adamları bunlar hak­kında yeni bilgiler edindikçe, prostaglandinler ile onları etkileyen ilaçlar tıpta önemli bir yer kazanmakta­dır.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz