Penisilin Açıklaması, Kullanımları, Sorunlar

9 Ocak 2018
penisilin

Bakterileri yok etme ve ölümcül olabilecek enfeksiyonlarla savaşmadaki gücü penisilini, günümüzün en değerli ilaçlarından biri haline getirmiştir.

1928’de İngiliz bakteriyolog Sir Alexander Fleming tarafından tıpta devrim yaratacak bir buluş yapıldı. Fleming, bakteri kültürlerinden birine küf mantarı sporlarının bulaşmış olduğunu ve kutuda üreyen bakteri kolonilerinin ölmeye başladıklarını fark etti. Küf mantarının ‘’Penicillium’‘ailesine ait olduğunu saplayan Fleming, mantarın salgıladığı bakteri öldürücü maddeyi elde edip “penisilin” adını verdi. On yıl bile geçmeden klinik denemeler yapılmaya başlandı; maddenin tedavi edici özellikleri saplandı ve ilacın ticari üretimine başlandı. Böylece geliştirilen ilk penisilin de üretilmiştir. Bunlara yarı-sentetik denmesinin nedeni, penisilinin kimyasal yapısının değişmesine karşılık ilacın temel yapısının hâlâ mayalanma yoluyla oluşturulmasıdır.

Penisilin nasıl etki eder

Penisilin, çoğalan bakterilerin (bu bakteriler iç basınçları nedeniyle patlarlar) hücre çeperlerini tahrip ederek etki eder. Ama yeni hücre çeperleri yapmayan, etkin olmayan organizmalar üzerinde etkili değillerdir. Penisilinin, bulunuşundan Önce yaygın olarak kullanılan antiseptiklere göre büyük bir üstünlüğü, insan hücrelerini etkilememesidir. Oysa geleneksel antiseptik ilaçlar, genellikle bakterilerden çok insan hücreleri için zehirli etkiye sahiplerdi.

Tetrasiklinler gibi bazı antibiyotikler ise etkilerini, bakterilerin büyümesine engel olarak gösterirler. Bu nedenle penisilin ile tetrasiklinin birlikte verilmesi, ayrı ayrı verilmeleri kadar etkili değildir.

Kullanımları

Penisilin zatürree, belsoğukluğu, akut eklem romatizması (romatizmal ateş), iltihaplı yaralar ve bademcik iltihabı gibi birçok bakteri enfeksiyonunun tedavisinde kullanılır.

Enfeksiyonun türüne, durumun ağırlığına ve verilen penisilinin türüne bağlı olarak dozlar, enjeksiyon halinde ya da ağızdan uygulanır. Ağızdan alınınca etkili olabilmesi için penisilinin, midenin asit salgılarına karşı dirençli olan türden olması gerekir.

Penisilin, sinir dokusu ve kemik dışında, bedenin her yanına yayılır. Çeşitli yoğunluklarda verilebilir ve bazen, bedenin belirli bölümlerindeki ya da organlarındaki enfeksiyonları tedavi etmek için, yerel olarak enjekte edilmesi gerekir.

Ortaya çıkabilecek sorunlar

Penisilin, eğer dikkatli uygulanırsa, oldukça tehlikesiz ve etkili bir ilaçtır. Ancak kullanımına bağlı iki tehlikesi vardır: Bakterinin dirençli nesiller oluşturmasına yol açabilecek olan aşırı kullanım (bu nedenle basit enfeksiyonlar için penisilin kullanılmamalıdır) ve alerjisi olan hastalara verilmesi, yani yanlış kullanımı.

Bakteriler penisiline iki yoldan direnç kazanabilirler: Ya ilaca karşı tolerans oluşturma yoluyla ya da penisilin molekülünü parçalayıp etkisizleştiren “penisilinoz” adlı bir enzim salgılayarak. Yarı sentetik penisilinlerin bazıları, enzimin saldırısına karşı özel olarak

üretilmişlerdir. Penisilin enzimi, bütün penisilinlerde ortak olan merkezdeki molekül halkasına saldırır. Yarı-sentetik penisilinlerde de kuşkusuz merkez halka bulunur, ancak kimyasal yapıları değişik olduğundan, yani çeşitli yan dalları bulunduğundan, enzimin merkez halkaya geçişi zorlaşır ve saldırılara karşı direnç sağlanır.

insanların yüzde onu penisiline karşı duyarlıdır. Çapraz alerji de olabilir, yani bir penisilin türüne alerjik olan kişi öteki türlere de alerjik olabilir. Belirtiler kaşıntı ve kırmızılık (ya ürtiker ya da egzama türünde), gırtlağın ve yüzün şişmesi, eklemlerde şişlik ve ateştir. Penisilin ağızdan alınınca oluşan olumsuz tepkiler ise kırıklık, ishal, gırtlakta yanma hissi ve makatın içinde ve çevresinde kaşıntıdır.

Ne yazık ki, penisiline karşı potansiyel alerjiyi gösterebilecek basit bir test yoktur. Bu nedenle en iyisi, ilaca karşı alerjisi olabileceğinden kuşkulanılan hastaya başka bir cins antibiyotik yazılmasıdır. Ama eğer penisilin kullanılması gerekiyorsa deri testleri uygulanabilir.

Alerjik tepkinin penisilinin bedendeki yıkım ürünleriyle oluşması ya da yapım süreci sırasında oluşan öteki ürünlere bağlı olarak da ortaya çıkması nedeniyle bu testler bütünüyle güvenilir değildir, ama yine de oldukça yararlı sayılabilirler.

(Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi)

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz