Patoloji Nedir? Aşamaları Nelerdir?

5 Ocak 2018
patoloji

Patoloji tıbbın, hastalıkların nedenleri, oluşmaları ve bedende ortaya çıkardıkları değişiklikleri inceleyen bir dalıdır. Araştırmaların yanı sıra, biyopsi ve otopsiyle klinik hekimlerine yardımcı olur.

Doktora giden ya da hastanede tedavi gören hastaların çoğu, hastanelerin patoloji bölümleriyle tanışır bu vakalarda tanının başka yöntemlerle konabilmesine karşılık bazılarına kesin tanı ancak doku örneklerinin uzmanlarca incelenmesiyle konabilir. “Biyopsi” diye bilinen bu işlemde doku örneğinin incelenmesi patoloji uzmanının, yani patoloğun işidir.

Patoloji nedir

Patoloji, hastalıkların nedenleri, oluş mekanizmaları ve bedende ortaya çıkardıkları değişikliklerle ilgili tıp dalıdır. Bu nedenle de patoloji hem temel bilim Özelliği taşır, hem de tıbbın klinik alanlarıyla işbirliği içinde çalışır.

Özellikle üniversite hastanelerindeki patoloji birimleri, temci bilimler arasında yer alırlar ve klinik çalışmaların yanı sıra, önemli araştırmaları yürütürler. Laboratuvar çalışmaları ve hayvan deneyleriyle kanser araştırmaları gibi bilimsel çalışmalar, büyük ölçüde patoloji birimlerinde gerçekleştirilir. Patoloji temelde gözleme dayanır. Bu nedenle de makroskopik ve mikroskopik olmak üzere, iki ana grupta ele alınabilir.

Maktoskopik patoloji, yani patolojik anatomi, organ ve dokuların, hastalıklarda gösterdikleri değişikliklerin çıplak gözle değerlendirilmesidir. Sözgelimi, çeşitli hastalıklarda organların dış görünüşü (biçim, hacim, renk gibi) ile kıvamında (sertleşme, yumuşama gibi) Patologların çalışma alanlarından biri de otopsidir.

ortaya çıkan değişiklikler, patologunların koymasını sağlayan ana ipuçlarıdır. Organlar kadar tümörler de patologla ra fıkır verir. Çoğu patolog tümörün rengine, yumuşaklığına ya da içerdiği maddelere bakarak ne olduğuna karar verebilir. Ancak patologlar çıplak gözIe yaptıkları her gözlemin ardından, mikroskopik incelemede yaparlar Kesin tanı, ancak mikroskop incelemesiyle konur.

Patologlar, altı yıllık tıp eğitimi gördükten sonra, patoloji alanında uzmanlaşan hekimlerdir.

Patolojinin tanıdaki önemi

Genellikle hekimler, hastanın şikayetleri ile kendi muayeneleri sonucu elde ettikleri bulguları bir arada değerlendirip bir tanıya varır ve gerekli tedaviyi düzenlerler. Çok sayıda hastalığa, başka hiçbir olasılığa yer vermeyecek kadar kesin bir biçimde bu yolla tanı konabilir.

Ancak bazı hastalıkların benzer belir ti vermesi yüzünden, kesin bir ayrım için patoloğun görüşüne başvurulur. Dunun için de biyopsi (ilgili bölgeden doku örneği alınması) ya da akıntı (sözgelimi meme ucundan akıntı gelmesi gibi) maddeleri incelenir.

Bazen de tanı çok kesin olarak konmuş bile olsa, ilke olarak patolojik tanıya da başvurulur. Sözgelimi, estetik bir nedenle bir “ben” çıkarıldığında, patolojiye gönderilip incelenmesi sağlanır.

Bazı hastalıklarda (sözgelimi, bazı lenf bezi kanseri türlerinde) ise tanı mutlaka patolojik inceleme gerektirir Çünkü tedavi, hastalığın (sözgelimi kanserin) türüne ve yayılma derecesine göre düzenlenir.

Bazı lenf bezi kanseri türlerinde ise, “evrelendirme” için, lenf bezleri patolojik incelemeden geçirilir.

Biyopsi

Biyopsi yalnızca doku-oluşumlarına ve kütlelere yapılmaz. İç organlardan da doku örnekleri alınabilir. Öte yandan tam dışında, bir hastalığın seyri sırasında, ilgili organın ne ölçüde etkilenmiş olduğunun anlaşılması için de belirli aralıklarla biyopsi yapılabilir. Sözgelimi bazı hepatit (karaciğer iltihabı) vakalarında hastanın karaciğerinden belirli aralıklarla biyopsi için doku örneği alınabilir.

Biyopsi için her zaman ameliyat gerekli değildir. Sözgelimi, böbrek ve karaciğer biyopsisi, iğne biyopsisi tekniği ile de yapılır; yani doku örneği iğneyle alınır.

Lenf bezi ve deri biyopsisi çoğunlukla lokal anestezi altında yapılır. Tiroit ve memeden ise, enjektörle sıvı ve doku örneği alınıp incelenebilir.

Neler olur

İster büyük bir ameliyatı gerektirsin, isterse lokal anesteziyle alınmış olsun, doku parçası cerrahiden patoloji kliniğine geldiğinde, karışmaması için önce numaralanıp etiketlenir. Cerrahlar, gönderdikleri doku parçasına hastaya ilişkin bilgileri (cinsiyeti, yaşı, şikâyetleri gibi bilgiler) de eklerler. Patolog doku parçasını aldığında, önce çıplak gözle iyice inceler. Renk, biçim ve kıvamına bakar, parçanın ölçümlerini yapar. Üstünde olağandışı bir oluşum varsa, onu da ölçüp bütün bu bilgileri kaydeder. Ardından, parçanın çeşitli yerlerinden küçük örnekler alır ve onları karışmamaları için numaralayıp, özel bir aygıtın bölümlerine yerleştirir. Kalan parça varsa etiketlenip formol çözeltisinde saklanır. Yaklaşık 12 saat süreyle dokunun özel yöntemlerle “tespit” edilmesi ve sonra balmumuna yatırılması, yani küçük balmumu kalıplar içine alınması gerekir (bu, çok ince kesitlerin alınmasını olanaklı kılar). Bütün bunlar, her biri için ayrı bir işlemin yapıldığı bir dizi inceleme gerektirdiğinden, biyopsinin sonucunun alınması belli bir zaman alır.

Balmumu kalıplara yatırılmış olan küçük doku örnekleri, özel bir kesit alma aygın yardımıyla çok ince kesilir; ardından bir dizi boyama işleminden geçirilip mikroskopta incelenebilecek hale gelir. Bazen özel boyalar kullanmak zorunlu olur. Kesitler yapılıp mikroskopta incelendikten sonra, kalan balmumu kalıplan atılmaz; yeniden gerekli olması durumunda yeni kesitlerin alınabilmesi için saklanır.

Ancak bazen biyopsinin çok acil olarak değerlendirilmesi ve sonucun dakikalar içinde alınması gerekli olur. Bu tür biyopsi, sonucu kanser gibi daha büyük.

ikinci bir ameliyatı gerektirmesi durumunda, hastayı ikinci bir ameliyat yükünden kurtarma amacıyla yapılır. Hasta biyopsi için ameliyata alındığında cerrah, ilgili dokuyu çıkarıp patolojiye gönderir ve sonucu ameliyathanede bekler. Alınan sonuca göre ya yarayı kapatıp ameliyatı sona erdirir ya da daha geniş bir ameliyat yapar. Sözgelimi, memesinde kütle olan bir kadın ameliyata alındığında cerrah kütleyi alır, patolojiye gönderir. Patolojide hemen incelenen kütlenin kanser olduğu anlaşılırsa cerrah memenin tümünü alır. Böylece bu ikinci işlem, ikinci bir ameliyat hazırlığını gerektirmeden gerçekleştirilmiş olur.

Bu tür biyopsi, patolojide, dondurma yöntemiyle gerçekleştirilir. Yani, gelen parça hızla dondurulur, ince kesitler alınır, mikroskopta uzmanlarca incelenir ve sonuç ameliyat haneye bildirilir. Bütün bu işlemler 10-15 dakikada tamamlanır. Ardından, gönderilmiş olan parçanın bir bolumu, daha uzun suren geleneksel (balmumlu) yöntemle incelemeye alınır. Daha sonra, hem dondurma yöntemiyle hem de geleneksel yöntemle incelenmiş olan doku örneklerinin raporu hazırlanır.

Patologlar, kendilerine gönderilmiş olan dokunun her yerinden kesitler alırlar. Bu tür inceleme, özellikle kanser vakalarında, kanserin çevre dokuya ne kadar yayılmış olduğunun anlaşılmasını sağlar.

Patolojik inceleme, tanıda olduğu kadar tedavide de önemli bir yere sahiptir. Sözgelimi, kanserin ne kadar yayılmış olduğu tedavi programını belirleyen ana öğedir.

Sıvı örneklerinin (meme akıntısı gibi) incelenmesinde ise doku örneğinde olduğu gibi, uzun işlemlere gerek yoktur. Sıvı bir cama yayılır ve uygun boyayla boyanıp incelenir.

Otopsi

Patolojinin önemli bir etkinlik alanı da otopsidir. Otopsi ya da tıp dilinde post-mortem inceleme, ölüm nedenlerini açığa çıkarmada en kesin yoldur.

Otopsi, özellikle beklenmeyen ölümlerde ve karmaşık vakalarda başvurulan bir yöntemdir; ama gerekli her vakaya (ölenin yakınlarının isteğiyle) uygulanabilir.

Aslında tıptaki gelişmelerin önemli bir bölümü, post-mortem incelemelerin yapılmasıyla gerçekleşmiştir. İsler doğuştan isler edinsel olsun, hastalıkların bedende yarattığı değişikliklerin incelenmesi, tıbbın hem kuramsal hem de pratik alanına çok değerli bilgiler sağlamıştır.

Otopsi, patoloğun makroskopik gözlem yapmasıyla başlar; patolog tıpkı kendisine gelen doku örneğinde olduğu gibi, gerekli ölçümleri yapıp, niteliklerini kaydeder. Çoğu kişinin gözünde zalimce bir parçalama işlemi olan otopsi, aslında ameliyattan farksızdır. İnceleme belli bir sistem içinde gerçekleştirilir. Her organ incelenir; ardından mikroskopta bakılması için küçük örnekler alınır ve tıpkı ameliyat gibi otopsi işlemi keşi dikilerek sonuçlandırılır. Kesin sonuç, mikroskopla değerlendirme yapıldıktan sonra elde edilir.

Otopsi, adli amaçlarla da başvurulan bir işlemdir. Adli tıpta görevli patoloji uzmanlarınca gerçekleştirilen bu işlem, tıbbi nedenlerin yanı sıra adli nedenlerle de yapılır.

Patologlar işleri nedeniyle hastalık riskiyle oldukça sık karşılaşırlar. Bu nedenle olabildiğince iyi korunmaları önemlidir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz