Pamukçuk ve Mantar Hastalıkları

6 Aralık 2017
mantar

Çoğu kişi pamukçuk ya da kandidyaz geçirmiştir. Bu tür mantar hastalıkları normal olarak fazla sorun yaratmaz ama genel bir hastalığa eşlik ederlerse, ciddi sorunlar çıkarabilirler.

Pamukçuk ve kandidyaz Candida adı verilen bir mantar tarafından oluşturulur. Bu mantar türü bedenin bütün bölgelerini özellikle de ağız ve vajinayı etkiler.

Pamukçuk ve kandidyaz, genellikle rahatsız edici olmak dışında sorun çıkarmaz. Ancak bazen kan dolaşımıyla yayılıp, ciddi hastalık tabloları oluşturulabilir.

Nedenleri

İnsanlarda hastalığa yol açan bakterilerle karşılaştırıldığında, sorun çıkaran mantarların pek az olduğu görülür. Bunlar da iki grupta incelenir: Mayalar ve ipliksi mantarlar. Candida, ekmek hamurunun kabarması için kullanılan maya grubuna benzer yapıdadır. Mikroskop altında incelendiğinde küçük, yuvarlak organizmalar olarak görülür. Ancak özel bir candida tipini öteki mayalardan ayırmak zor olabilir.

Değişik candida türleri, hastalığa yol açabilirler. En çok rastlanılan hastalık etkeni Candida albicans’tır. (beyaz anlamına gelir). Candida, çoğu insanın derisinde ya da sindirim sisteminde bulunan bir organizmadır. Bunların yol açtığı hastalık belirtilerinin olması, başka bir sorunun, candidaların normalin  çok üstünde üremelerine yol açtığını gösterir. Sözgelimi yaşlı insanlarda rastlanılan ağız içi pamukçuğu, genellikle iyi oturmayan protezlerin damakta y ada dudakta yaptığı sıyrıklar, kesikler sonucu oluşur.

Ancak, vajina kandidyazı bu bakımdan farklıdır. Vajina dokusu sağlam ve normalken de candida, vajinada üreme eğilimi gösterir.

Candida’nın bedene girip ciddi iç organ hastalıklarına yol açmasına sık rastlanmaz. Böyle mantar hastalıkları “derin mikoz” olarak sınıflandırılır. Ancak kişi, direncini düşüren ciddi bir hastalık geçirmişse, bağışıklık sistemini bastıran bir ilaç kullanmaktaysa ya da bağışıklık sistemini olumsuz yönde etkileyen bir hatalık (lösemi gibi) geçirmekteyse önemli sorunlar çıkabilir.

Ender olarak, ağızda, vajinada ya da bedenin başka bir yüzeyinde kronik enfeksiyona rastlanabilir. Bu mantar enfeksiyonunun asıl nedeni bilinmemektedir ama sorunun bağışıklık sisteminin hastalığa yanıtında bir eksikliğe bağlı olduğu sanılmaktadır. Bu tür mantar hastalığı bebeklikte ya da çocuklukta başlar.

Üç haftalıktan başlayarak bebeklerin ağızlarında pamukçuk ortaya çıkabilir. Memeyle beslenme yerine biberonla beslenen neredeyse bütün bebeklerde pamukçuk olur. Bu durum, bebeğin bağışıklık sisteminde bir bozukluk olduğu anlamına gelmez.

Belirtiler

Candida enfeksiyonlarının sık görüldüğü iki yer ağız ve vulva-vajina  (enfeksiyon “vulva-vajinit” adını alır) bölgesidir. Ağız içi enfeksiyonu çoğunlukla protez takan kişilerde görülür. Damakta, dudaklarda ve yanakların iç yüzünde, beyaz renkli kabartılar halinde olur. Yemek yerken acı verirler. Pamukçuk ciddi bir hastalığa eşlik ediyorsa, ağı içinde büyük bir bölümü etkiler, hatta yemek borusuna yayılarak, yemek yemeyi olanaksız hale getirebilir. Bu, önemli bir ameliyattan ya da hastalıktan çıkmış kişi için oldukça sakıncalı bir durumdur.

Vajinadaki mantar hastalığı beyan bir akıntı yapar ve kaşıntıya yol açar. Her yaştaki kadında görülebilirse de, gebelerde biraz daha fazla; çocuklarda ise daha az olur. Şeker hastaları vajinal kandidyaza özellikle yatkındırlar. Öyle ki kandidyaz, öteki belirtiler ortaya çıkmadan hastalığa tanı konmasını sağlar.

Üreme sistemi kandidyazı, erkeklerde de olabilir. Sözgelimi penis başı iltihaplarının (balanit) çoğu candida tarafından oluşturulur. Erkeklerde de şeker hastalığı ile üreme sistemi iltihabı daha  büyük bir paralellik gösterir ama genel olarak balanit oranı vulva-vajinite göre düşüktür.

Bazen kadınlar, şeker hastalığı gibi bir durum olmamasına karşın, yineleyen vajinal mantar enfeksiyonuyla karşılaşırlar. Oldukça sık rastlanılan bu tip durumların nedeninin, genellikle eşleri tarafından enfekte edilmeleri olduğu sanılmaktadır. Ancak candidanın bedende her zaman bulunan ama arada bir hastalık yapan bir organizma olduğu düşünüldüğünde, bu açıklama yetersiz kalmaktadır. Bu konudaki bir başka görüşe göre ise, doğum kontrol hapı kullanımının yaygınlaşmasıyla, kronik vajinal mantar enfeksiyonu artışı arasında bir bağ vardır. Bu görüşü destekleyen bulgular da bulunmaktadır.

Tırnak kenarı gibi,  bedenin başka yerlerinde de mantar enfeksiyonuna rastlanabilir. Tırnak kenarlarındaki enfeksiyon, uzun süre suyla çalışan insanlarda sık görülür. Derinin kıvrımlı ve terli bölgelerinde de hastalığa rastlanılabilir.

Candida, başka hastalığı olan insanlarda, iç organ hastalıklarına yol açabilir. Sözgelimi şeker hastalarında, karaciğer ve boşaltım sistemi hastalanabilir. Cerrahi girişimler enfeksiyona zemin hazırlayabilir, hatta hastalığı kan dolaşımına yayabilir. Böyle bir durum genellikle kan dolaşımındaki bir enfeksiyona karşı tedavi görmekte olan hastalarda ortaya çıkar ve tek belirtisi yükselen ateş olur.

Tehlikeleri

Candida enfeksiyonunun tehlikeli olabildiği kişiler, zaten çok hasta olan ve iç organ kandidyazı ile durumu ağırlaşan hastalardır. En önemli sorunlar kalbi, beyni ve gözü etkileyen enfeksiyonlarda ortaya çıkar. Endokardit (kalp kapaklarının enfeksiyonu), cerrahi girişimi, bazen de kapakçığın bütünüyle değiştirilmesini gerektirir. Bu sorun, uyuşturucu kullananlarda da ortaya çıkabilir.

Tedavi

Basit pamukçuğun, kolay ve etkili bir tedavisi vardır. Yüzeysel enfeksiyonlarda kullanılan nistanin ve amfoterisin B, ağızdan alındıkları zaman etkili olmazlar. İlaçlar vajinal enfeksiyonlarda krem, vajinal tablet ya da fitil halinde kullanılır. Evde alınacak önlemler ise pamuklu iç çamaşırı giymektir. Önerilen doğal tedavilerden biri de, vajinaya yoğurt sürmektir. Yoğurdun antibiyotiklerce yok edilen iyi vajina bakterilerini koruduğu gözlemlenmiştir. Ağızdan ilaç kullanımı, yineleyen ağız enfeksiyonlarında ya da enfeksiyonun boğaza yayıldığı durumlarda yararlıdır.

Organ enfeksiyonu olduğu anlaşıldığı zaman kan dolaşımına karışacak bir ilaç kullanılmalıdır. Ancak amfoterisin B, damar yoluyla verildiği zaman zehirli hale gelir; etkileri çok yakından gözlemlenmelidir. Mantar tedavisi için yeni ilaçlar da geliştirilmektedir.

 

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz