Çocuk Gelişimi

Oyunun İnsanlar Üzerindeki Etkisi

27 Aralık 2017
oyun

Herkesin oyuna gereksinimi vardır. Bebekler ve küçük çocuklar için oyun ile öğrenme aynı anlama gelir. Daha büyük çocuklarla yetişkinler içinse oyun, günlük yaşamın streslerinden kurtulma yoludur.

Oyun, her yaştaki insan için yaşamın önemli bir ögesidir. Küçük çocuklar için, oyalayıcı ve ilgi çekici bir uğraş olmanın yanı sıra, dünyayı öğrenmenin tehlikesiz bir yoludur. Daha büyük çocuklar ile yetişkinlere ise çeşitli gerilimlerden kurtulma fırsatı verir; dengeli ve doyumlu bir yaşamın önemli bir parçasını oluşturur.

Bebekler ve oyun

Bebeğin yaşamındaki ilk oyuncakları anne-babasıdır. Yüzleri, sesleri, onu kucaklama biçimleri, ona göre bir tür oyundur. Anne-baba onunla birlikle olmaktan hoşlanıyorsa, bebeğe daha mutlu ve güvenli bir biçimde yaklaşırlar ve o da onların varlığından daha mutlu olur.

Bebekler, daha bir aylıkken bile, doğrultulup oturtulmaktan ve anne-babasını ya da başka çocukları izlemekten büyük keyif alırlar. Çevrelerinde olup bitenler, tıpkı bir filmin yetişkinleri oyalaması gibi .onları oyalayıp mutlu eder.

Bebekle birlikte ne kadar çok oynarsanız, onun kendi başına oyuncaklarla oynamaya geçişi de o kadar erken olur.

Yaklaşık iyi aylık olduğunda, gözleriyle hareketli nesneleri izleyebilecek hale gelir. Bu dönemde yalağının üstüne hareketli bir oyuncak asılabilir.

Oyuncağı izlemek hem onu eğlendirir, hem de göz hareketlerinin gelişmesine yardımcı olur. Birkaç hafta sonra bebek ellerini keşfeder ve gözleri ile elleri arasında koordinasyon kurmaya başlar. İşte bu dönemde, gördüğü hareketli nesnelere uzanmaya çalışır.

Hareketli olup, elle uzanabileceği uzaklığa asılacak sallanan oyuncaklar, uzaklık duygusu geliştirmesine ve hareketlerini kontrol etmesini öğrenmesine yardımcı olur.

Bebeğin herhangi bir oyuncağa (ya da kolye gibi nesnelere) uzanıp yakalamayı öğrenmesi daha sonra gerçekleşir ve hem bebeğin hem de onu izleyenin sabırlı olmasını gerektirir.

Eğer onun bu umarsız çabalarını izlemek anne-babasını rahatsız eder ve bir an önce uzandığı nesneyi eline vermeye kalkarlarsa, çocuğun hem eğlencesi bozulmuş, hem de hareket yetisini geliştirecek egzersiz fırsatı elinden alınmış olur.

Bebeklere zaman zaman serbestçe hareket etme fırsatı da verilmelidir. Sözgelimi, banyodan önce sıkıcı giysilerden kurtarıp, bir süre sıcak bir odada oynamalarına izin verilmelidir. Bu, iki aylıktan sonra, bütün bebekler için gereklidir.

Böyle bir özgürlükten keyiflenen bebekler, hoşnutluklarını çığlıklarla ya da gülücüklerle ifade ederler. Bebekler önce kendi ellerinin büyüsüne kapılırlar; yüzlerinin önünde hareket ettirdikleri ellerini ilgiyle seyrederler. Genellikle ilk altı ayın sonuna doğru da başparmaklarını keşfederler. Başparmaklarının farkına varan çocuklar, tam bir inceleme için onları ağızlarına sokmaya başlarlar.

Aslında 4 ile 6 aylar arasında bebekler. buldukları her şeyi ağızlarına sokarlar Bu da oyuncak seçiminde dikkate alınması gereken bir noktadır.

Hareketlenen çocuk

Altı aylıktan bir yaşına kadar çocuklar. hareketlilik bakımından çok hızlı bir ilerleme kaydederler. Bu. oturmayı, emeklemeyi ve ayakta durmayı öğrendikleri bir dönemdir. Bazı bebekler bir yaşından önce yardımsız yürümeyi becerirler Yanında bir yetişkinle güvenli ve mutlu olan bebek, yavaş yavaş kendi oyununu düşünmeye başlar. Bütün istediği, annesinin ya da başka bir yetişkinin yanında güvenli bir oyun alanı ve oynayabileceği oyuncaklardır. Bunların pahalı oyuncaklar olması gerekmez; yumurta kutuları, tahta kaşıklar, tavalar, plastik tabak gibi çeşitli eşyalarla oynayabilir.

Sekiz aylıktan başlayarak oyunlar, büyük ölçüde taklide dayalı bir nitelik kazanır. Çocuk anne-babasının her yaptığını yapmak isleyecektir. Bu nedenle, neyle uğraşılıyorsa onun da bir ucundan tutmasına izin verilmelidir. Ev işlerine yardım etmeyi, bütün çocuklar severler.

Çocuklar bu dönemde kutulan üst üste yığmaya, toplarla oynamaya, nesneleri bilinen eşyalara benzetip oyun yaratmaya bayılırlar. Ayrıca, çocuk ayakla durmaya çalıştığında ona bir yürüteç alınabilir.

Emekleme ve yeni yürüme çağında çocuk

Küçük bir çocuk için oyun ile öğrenmenin bir farkı yoktur. Oyuncaklar ile oyunlar, eğlendirmenin yanı sıra, dünyayı keşfetmeye ve temel yetileri kazanmaya yararlar.

Alışveriş etmek, taşıtlara binmek gibi etkinlikler yetişkinler için heyecan verici bir deneyim olmayabilir, ama yol boyu bu etkinlikleri oyuna dönüştürmek ve nesneleri çocuğun görmesini sağlamak gerekir. Bu yaşlarda çocuğun izlediği “manzara”nın gün içinde sık sık değişmesi gerekir.

Herhangi bir nedenle gün boyu evde kalmak gerektiğinde, tekdüzeliği gidermek için çocuğun değişik odalarda oynaması sağlanmalıdır. Yatak odasında, mutfakta, hatta banyoda (küvette kayık yüzdürmek en sevilen oyunlardandır) oynamak, çocuğun tek bir odada sıkıl-mamasını sağlar Cam sıkılan bir çocuk için, annesinin yatağında zıplamak bile ilgi çekicidir.

Çocuğun oyunlarında yavaş yavaş, aynı türden nesnelerin bir araya getirilip ayrıldığı yap-boz benzeri oyunları ağırlık kazanacaktır.

Birbirine eklenen birimlerden oluşan oyuncaklar ve resim malzemeleri almak iyi olur.

Ayrıca su, kum, hatta toprakla oynamasına da izin verilmelidir.

Daha geniş bir dünya

İki buçuk-üç yaşlarında çocuklar, bazı oyunlarda yaşıtlarıyla birlikte olma ya hazır hale gelirler. Çocuk bir anaokuluna gitmiyorsa, başka çocuklar la kaynaşmada ve oyun oynamada güç lük çekmemesi bakımından dikkati olunmalıdır. Paylaşmayı, sıra beklemeyi, haklarını savunmayı, sevilmeyi ve sevilmemeyi öğrenecektir. Çocuğun başka çocuklar ve farklı durumlarla karşı karşıya geldiğinde güçlüklerin üstesinden gelme biçimi, yetişkinlik çağın-da insanlarla ilişkilerinin temellerini oluşturur.

uç ile beş ya» arasındaki çocuklar, yalnız başlarına oynadıklarında, genellikle hayal gücüne dayalı, bir başkasının rolünü üstlendikleri oyunlar oynarlar Ona bu amaçla kullanabileceği bu tür malzemeleri, sözgelimi giysileri serip kendi haline bırakmak gerekir, Oyunun sık sık bölünmesi canını sıkar.

Hareketli oyunlar, günden güne daha büyük önem kazanır. Ev içinde birleştirme oyunları, yap-bozlar, resimli bulmacalar, dışarıda ise koşmalı oyunlar. tırmanma, zıplama, çocuk bahçesi etkinlikleri çocuğu mutlu eder.

Okul çocuğu

Çocuk okula başladığında, oyun araç gereçlerinin öğrenmedeki rolü önemini yitirmeye, buna karşılık oyun, bir dinlenme. okuldaki “işlen” dengeleme işlerini görmeye başlar.

Bu dönemdeki bir başka değişiklik de. uzun yıllar sürebilecek hobilerle ilgilerin gelişmeye başlamasıdır. Bunun için de pahalı malzemelere gerek yoktur. Çocuk boş kutular, kartlar ile kâğıt, tahta, boya ve yapıştırıcılarla çeşitli etkinliklerde (model yapma gibi) bulunabilir.

Çocuk hala dışarıda oynanan oyunlardan hoşlanır. Ağaca tırmanmak, bisiklete binmek, paten kaymak, lop oynamak gibi oyunlar, bütün enerjisiyle kendini verdiği, en çok sevdiği etkinlikler olmayı sürdürür.

Sekiz yaşından başlayarak çocuklar, daha gerçekçi oyun araç gereçleriyle oynamayı yeğlerler. Öte yandan bütün ev halkına sergiledikleri oyunlardan da hoşlanırlar Kukla oyunları, tiyatro oyunları keyifle oynadıkları oyunlardandır.

Yaklaşık yedi yaşından sonra çocuklar için grup etkinlikleri de değer kazanır Takım oyunları ya da spor etkinlikleri için çocuk başka çocuklarla birlikle olur.

Oyun ve aile

Oyun, ailenin bütün bireyleri için önemli bir etkinliktir Ne yazık ki, insanlar büyüyüp yaşlandıkça ve kendilerini yetişkin dünyasının endişelerine tapındıkça, gevşeme ve yalnız eğlence için bir şeyler yapma gücünü yitirirler.

Spor etkinlikleri, müzikle uğraşma, kır gezintileri iş yaşamının gerilimlerinden kurtulmanın en iyi yollarıdır.

Yetişkinler .oyunları için mazeret bulmaya çalışmayan çocukları örnek alsalar. çocuklara özgü o yaşam sevincine ve canlılığa sahip olabilirler.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz