Organ Çıkarımı ve Vücudumuza Etkileri

22 Aralık 2017
Human anatomy model on the table

İnsan bedeninin şaşırtıcı uyum gücüne en iyi örnek organların çıkarılması durumunda, olumsuz bir etki göstermeden işlevini sürdürebilmesidir.

İkişer tane olan organlarımızın içinde yalnızca gözlerimizden birinin yitirilmesinin yaşam üzerinde olumsuz bir etkisi olmadığını biliriz. Oysa akciğerlerden, böbreklerden, erbezlerinden ve yumurtalıklarından birinin olmaması durumunda da yaşayabiliriz.

Bunların dışında, çift olmamasına karşılık mide de bütünüyle çıkarılabilir. Uygun cerrahi girişimle, hastanın sindirimini bağırsakların üstlenmesi sağlanır.

Benzer biçimde, gırtlak (ses tellerinin içinde bulunduğu boğaz bölümü) da çıkarılabilir ve hasta özel bir yöntemle konuşur.

Karaciğer gibi bazı organlar ise, çift olmamalarına karşılık, pek çok birimden oluştuklarından, bir bölümleri tehlike yaratmadan çıkarılabilir. Bu organların yeniden hücre oluşturma, yani kendilerini onarma kapasiteleri oldukça fazladır.

Organlar neden çıkarılır

Yerinde kalması, bedenin öteki bölümleri için tehlike oluşturmaya başlayan organ çıkarılır Sözgelimi habis bir tümör saplandığında memenin, kanser yayılmadan önce çıkarılması gerekir.

Kazalar, Özellikle de trafik kazaları da bazı önemli organların çıkarılmasına neden olur. Dalak ya da böbrek yırtılması, ciddi iç kanamalarla yaşamı tehlikeye sokacağı için, böyle bir durumda bu organlar çıkarılır.

Hangi organlar çıkarılabilir öbürünün iyi çalıştığı biliniyorsa, bütün çift organların biri çıkarılabilir.

Ayrıca apandis, bademcikler, buruneti, safrakesesi ve dalak olmadan da yaşanabilir. Bu organlar çift değildir, ama binlerce yal süresince yaşama ve yeme alışkanlıklarının değişmiş olması sonucu, yaşamın sürdürülmesine katkıları kalmamıştır. Aynı biçimde rahim de, üreme için gereklidir, ama yaşamsal önem taşımaz.

Bir organı çıkarma kararı

Bedenin olağanüstü uyum gücüne karşılık, bir organı çıkarma karan hafife alınacak bir konu değildir. Ameliyat öncesi kararlaştırılması gereken ilk konu, organın bir bölümünün mü, yoksa tamamının mı çıkarılacağadır. Doktorlar, olanaklı olduğu sürece, yalnız hasta olan bölümün çıkarılmasından yanadırlar. Hatta çok ufak bir parçanın bırakılması için bile bazen pek çok iyicili göze alınır.

Tiroit, genellikle tamamı çıkarılmayan organlara bir örnektir. Bu içsalgı bezi, büyümemizi ve metabolizmamızı ya da kimyasal düzeni denetler ve çeşitli nedenlerle fazla çalışmaya başladığında, öteki organları, sözgelimi kalbi etkiler. Bu yüzden ameliyatında amaç basittir. Hormon üretiminin dengelenmesini sağlayacak kadar parça almak.

Aynı durum yumurtalıklar için de geçerlidir. Doktorlar, geride hormon salgısını sürdürecek kadar sağlıklı doku bırakmaya çalışırlar önemli olan bir başka özellik, ne kadar ek cerrahi girişim gerekeceğidir. Bazı organlar çıkarıldığında, kan damarları dışında yeni bağlantılar yapmak gerekir Sözgelimi midesi çıkarılan bir kişide besinlerin doğrudan bağırsaklara geçmesi için, yemek borusu bağırsağa bağlanır.

Kalp ve karaciğer ciddî sorunlar yaratır. Hasta bir kalp çıkarılabilir ve yerine yenisi aktarılabilir, ama ameliyata aday olan hastanın yapılacak ilaç tedavisi ve uygulanacak sıkı rejime dayanabilecek fiziksel ve ruhsal özelliklere sahip olması gerekir. Oysa kalp hastası olan bir kişide bu tip sorunlar oldukça fazladır.

Cerrahlar ret sorunu nedeniyle organ aktarımından olabildiğince kaçınırlar. Karaciğer hasta olduğunda organ aktarımı yapılabilir, ama organın hepsi etkilenmemişse, (sözgelimi kanserde) bir bölümünün çıkarılması yeğlenir. Bu yüzden, tedavi için bir bölümünün alınmasının yeterli olup olmayacağı sorusu son derece önemlidir.

Ameliyat sonrası

Organ çıkarımı na ilişkin pek çok sorun, beden yeni duruma uyarlandıkça ortadan kalkar. Akciğeri çıkarılan kişi önce solunum güçlüğü çeker, ama sonra solunum kapasitesinin çoğunu yeniden kazanır. Mide çıkarıldıktan sonra hastanın diyetinin yeniden düzenlenmesi gerekir. Memenin çıkarılmasından sonra koltukaltında rahatsızlık olur, ama zamanla, uygun egzersizlerle geçer.

Yumurtalık ya da tiroit gibi hormon salgılayan organların bütünüyle çıkarılması durumunda, hormon düzeyini normalde tutacak bir başka yola gerek vardır. Bu amaçla, çoğunlukla ağız yoluyla hormon verilip eksiklik giderilir.

En önemli sorun psikolojiktir. Hasta, bir organı olmadan yaşamını sürdüremeyeceğinden korkabilir. Doktor hastaya bedenin olağanüstü uyum gücü olduğunu anlatmalıdır. Bunun dışında, organ çıkarımının olumlu yönleri de vardır Sözgelimi rahim çıkarıldıktan sonra rahim hastalıkları, kanama ve ağrı gibi şikâyetler olmayacağından, kadının cinsel yaşamı olumlu yönde etkilenir.

öte yandan, organ çıkarma ameliyatlarından sonra, çoğu kişinin yaşama bakış açısı değişmekte, pek çok ilişki düzelmektedir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz