Omuz Yapısı ve Sorunları

19 Aralık 2017
omuz

Omuzlar, kolları bedene bağlayan eklemlerdir. Omuz eklemi kollara ve omuzlara geniş bir hareket alanı sağlayacak biçimdedir. Omuzlar ömür boyu sorun yaratmayabilirlerse de, aşırı hareketliliğe bağlı olarak incinmelere açık yapılardır.

Omzun yapısı

Omuzdaki eklem, kol kemiği ile üçgen biçimindeki kürekkemiği arasındaki bağı oluşturur., Anatomik olarak eklem, top biçiminde bir kemik başı ile çukur bir eklem yuvasından oluşur. Kol kemiğinin yuvarlak ucu kürek kemiğin-deki çukura (glenoit çukur) oturur. Bu çukur aslında tam bir çukur değil, biraz sığdır ve eklem başı bu yuvarlağın içinde bir golf topunun golf sopasına yaslanması gibi durur. İşte bu yapı, kolun çeşitli düzlemlerde hareket edebilmesini sağlar.

Omuz eklemi, iki kemiğin ucunda bulunan ve “sinovya zan” denen bir zarın salgıladığı sıvıyla yağlanır, öteki eklemlerdeki gibi kemiği tutan bağlar çok güçlü değildir ve bu yüzden omuz çıkıkları oldukça sık görülür. Kemiklerin dengesi, aynı zamanda eklem hareketini gerçekleştiren kaslar tarafından sağlanır. Bu kasların en önemlileri, kürek kemiğinden kol kemiğinin ve köprücük kemiğinin (köprücük kemiği göğüs kemiğinden omuz eklemine uzanan bir kemiktir) ucuna yelpaze gibi yayılan kaslardır. Bu kaslar arasında deltoit kas, büyük göğüs (pektoral) kası ve trapez kası vardır. Omuz hareketleriyle biseps ve triseps (bunlar pazı kaslarıdır) kaslan da ilgilidir.

Omuz sorunları

Öteki eklemlerde olduğu gibi, omuz ekleminde de çeşitli sorunlar çıkabilir, ama yalnız omza özgü sorunlar da vardır.

Çıkık: Eklemin yapısından dolayı omuzda sık görülen bir sorundur. Çıkık şiddetli bir düşmeyle bile olabilir, ayrıca bir kez olduktan sonra, kolayca yineler. Sözgelimi ev ya da bahçe işi gibi hafif işlerde bile normal olarak çıkıkla sonuçlanmayacak bir etkinlik sorunun yinelemesine neden olabilir.

Omuz çıktığı zaman, kol kemiğinin ucundaki eklem başı kolda bir çıkıntı halinde görülebilir. Omuz çıkığında kemikleri hemen manipülasyonla doğru pozisyonlarına getirmek gerekir. Uzun dönemde ise, bağların sağlamlaştırılması ancak cerrahiyle olanaklıdır.

Köprücükkemiğinin kırılması: Omuzla ilgili kırıkların en sık rastlanılanıdır.

Çeşitli spor etkinlikleri sonucu oluşabilir. En açık belirtisi, hasta başını yaralanan omza doğru etince ağrının hafiflemesidir. Ayrıca hasta, bir eliyle sakatlanan yandaki dirseğini tutar ve bu da, o kola ve omza binen yükü azaltma amacıyla yapılan doğal bir harekettir.

Tedavi, Önce manipülasyon, sonra da söz konusu kolun üç hafta kadar askıya alınmasıdır Bu tip kırık genellikle çabuk kaynar ve hasta iki ay kadar sonra normale döner.

Omuz tutulması: Omza özgü sorunlardan biridir ve nedeni eklemin bazı yerlerinin iltihaplanmasıdır. Omzun hareket ettirilmesi günden güne zorlaşır Orta yaşlılarda, özellikle de hareketsiz kişilerde sık görülür ve genellikle eski bir zedelenmeye bağlıdır.

Tedavi, omzun birkaç gün askıda kalmasıdır. Ağrıyı gidermek için doktor buz torbası uygulayabilir ve kortikosteroit ya da antiromatizmal ilaçlar verebilir. İltihap bu ilaçlarla temizlendikten sonra eklemin gevşemesi ve güçlenmesi için fizik tedavi uygulanır.

Omuz katılığı: Omur tutulmalarına benzer ve genellikle yaşlılarda olur ama bazen yaralanmadan sonra da görülür. Nedeni, omuz çevresindeki kasların yırtılması ya da zayıflamasıdır. Tedavi bir fizik tedavi uzmanı tarafından yapılır ve genellikle çok etkilidir.

Omuz egzersizi: Omuz sorunlarından uzak durmanın en iyi yolu, omuz egzersizleridir. Kollarla daire çizmek ya da yalnızca omuz eklemiyle daire çizmek yararlıdır. Yüzme. omuz kasları için son derece iyi bir egzersizdir, eklemin hareketli ve güçlü olmasını sağlamanın şanı sıra, stresle gerginleşen boyun ve ense kaslarını gevşetir. Duruş da önemlidir. Bilindiği gibi yanlış duruş alışkanlığı boyun, omuz ve sırt ağrılarına yol açar.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz