Omurilik Yapısı ve Hastalıkları

19 Aralık 2017
omurilik

Sinir sisteminin önemli bir bölümü olan omurilik, beyin ile beden arasında mesajların iletilmesini sağlayan bir ulaşım hattıdır. Bu hattın zedelenmesi bir sakatlığa yol açabilir.

Omurilik, omurganın dörtte üçlük bir bölümünün içinde bulunan ve beden ile beyin arasındaki mesajların iletimini sağlayan, yaşamsal bir hattır. Genellikle bir demet sinir lifinden oluştuğu sanılırsa da, aslında daha karmaşık bir yapısı vardır. Duyuların çözümlenmesini ve organların hareketlerinin programlanmasını sağlayan, önemli bir ögedir.

Omurilik çok narin yapılıdır. Bu yüzden birçok durumdan, özellikle kazalardan etkilenir. Ortaya çıkan zararın fiziksel etkileri ise, omuriliğin hangi bölümünün zedelendiğine bağlıdır.

Yapısı

Omurilik, beyindeki soğanilikten (medulla oblongtia) başlar ve birinci ya da ikinci bel omuruna kadar uzanır. Bir dizi omurun içinde (tünel biçimindeki bir kanalda) yer aldığı için iyi korunur. Çevresel (periferik) sinir sisteminin motor ve duysal sinirleri omurilikten, omurların alt hizasından çıkar ve 31 çift omurilik sinirini (8 çift baş, 12 çift göğüs, 5 çift bel, 5 çift kalça ve 1 çift kuyruksokumu siniri) oluşturur. Bu sinir çiftleri omurilikten ayrılarak ilgili beden bölgelerine ve kaslara dağılırlar.

Omurilik, nöronlardan yani sinir hücrelerinden ve sinir liflerinden oluşur. Sinir hücresi topluluklarının oluşturduğu bozmadde, omurilik kesitinde, “H” harfi biçiminde görülür, başka bir deyişle ön ve arkada birer boynuz oluşturur, ön boynuz’da motor sinir hücreleri, arka boynuz’da duysal sinir hücreleri ve reflekslerle ilgili hücreler vardır.

Bozmadde, akmadde ite çevrilidir, Akmadde üç bütün halindedir; beyinle omuriliği birleştiren. inen  ve çıkan sınır yollarını oluşturur. Beyinden gelen (inen) sinir yollan, beyinden çıkan motor, yani hareket ettirici emirleri çevresel sinirlere; beyne çıkan yol ise, bedenden gelen duysal uyarılan beyne taşır.

Bu sinirleri ve lifleri saran kalın zarlar, beyin zarlarının uzantısıdır. Üç tabaka halindeki bu zarların dıştaki ikisi arasında bir aralık vardır ve orada beyin-omurilik sıvısı bulunur. Bu sıvı, beyin ile omurilik çevresinde dolaşarak hem dokuları besler, hem de koruyucu bir tampon oluşturur.

Omuriliğin işlevleri

Omuriliğin başlıca iki işlevi vardır: Beyin ile çevresel (periferik) sinirler arasında iki yönlü bir mesaj iletimi sağlar ve basit refleksleri denetler.

Beyin ve omurilik bir arada, merkezi sinir sistemini oluştururlar. Beden yüzeyindeki sinirlerin aldığı duyular, çevresel sinirleri oluşturan ara duysal sinir hücrelerinin yarattığı bir dizi elektriksel iletiyle omuriliğe aktarılır. Omurilikteki bozmadde bu mesajları hızla deşifre eder ve bazılarını, daha ayrıntılı bir çözümleme için beyne gönderir.

Hareket, beynin hareket emrini vermesi ve bu motor mesajın omurilikten kaslara iletilmesiyle gerçekleşir; çeşitli kaslar eşgüdüm içinde harekete geçer. Sözgelimi elde kaşıntı   hissedildiği zaman, bu duyu, önce omurilikte, sonra da beyinde çözümlenir ve böylece beyin, uygun kaslara gerekli hareket emrini verir.

Basit refleks hareketlerinin kontrolünde ise, mesajların taşınmasında farklılık vardır ve kısa bir yol izlenir. Sözgelimi el sıcak bir nesneye dokunursa sıcaklığa ilişkin mesaj duysal sinirlerle omuriliğin bozmaddesine, arka boynuza taşınır Ancak bu duysal mesajlar yorumlanmak için beyne gönderileceğine, hemen çözümlenir ve birleştirici sinir hücreleri tarafından yine omurilikte yer alan ön boynuza geçirilir On motor nöronlar (hareketle ilgili sinirler) ani bir fiziksel tepkiyle eli “otomatik “olarak geri çektirirler. Buna, “refleks yolu” denir. Ancak durumla ilgili bilgi aynı zamanda beyne de yollanır ve böylece, daha sonra gereken hareket konusundaki karan beyin verir.

Bedenin önemli işlevlerinin çoğu refleks yolla gerçekleştirilir. Söz konusu refleksler omuriliğin çeşitli düzeylerinde yer alırlar. Sözgelimi solunum, sindirim ve özellikle boşaltım işlevlerinde yer alan bazı hareketler, refleks yolla denetlenir ve her sisteme ilişkin refleks omuriliğin belli bir bölgesinde yer alır

Omurilik Hastalıkları

Omurilikte çeşitli sorunlar olabilir. Bunlara verilebilecek başlıca örnekler, doğuştan olan spina bifida ya da sonradan ortaya çıkan multipl skleroz ve enfeksiyonlardır.

Spina bifida: Doğuştan anormalliklerin sık rastlanılan bir tipidir ve omurga ve omuriliğin anne karnındaki dölütte gelişememesi sonucu oluşur. Dölütün sırtındaki bir hücre tabakası kendi üstüne katlanarak omuriliği ortaya çıkaracak tüpü oluşturur. Spina bifidada bu süreçte bir aksama olur ve omurilik yanlış bir biçimde geliştiğinden, arkasında bir açıklık ortaya çıkar. Spina bifıdalı çocukta bacaklar bütünüyle felç olabilir ve dışkı ile idrar kontrol edilemez. Şiddetli vakalarda beyin bozuklukları da olur. Tedavi, durumun ağırlığına göre yapılır.

Omurilik zedelenmeleri: Omurilikle ilgili sorunların en sık görülenidir. Bir omurun kayması ya da boynu zedeleyen kazalar sonucu ortaya çıkar. Omuriliğin zedelenen bölgesine göre beden işlevlerinde aksamalar olabilir. Eğer boyundaki omurilik bölümü zarar görürse, hem kol, hem bacaklar felç olur. Solunum güçlüğü bile başlayabilir. Aynı zamanda bağırsak sistemi denetimden çıkabilir; idrar kontrolünde güçlükler olabilir.

Haftalar ya da aylar sonra, zedelenen yerin altındaki omurilik bölümünün irileşmesiyle felçli organlarda değişiklikler olabilir. Sözgelimi bacaklar katı, yanı spastik hale gelebilir ve refleks hareketleri görülür. Ancak bazı vakalarda, spastik bir biçimde de olsa hasta yürüyebilir.

Eğer omuriliğin orta bölümü, yani bel bölgesi zedelenmişse, yalnızca bacaklar etkilenir. Ancak idrar kesesi sinirleri omuriliğin en altından çıktığından, idrar denetimi bütün omurilik yaralanmalarından etkilenebilir. Cinsel işlevler de, ilgili sinirlerin en altta yer almacından dolayı çeşitli düzeylerde aksar.

Tümörler: Omuriliğin içinde tümör oluşması enderdir. Ne var ki, tümörlerin dışarıdan omurilikteki sinirlere baskı yaptığı durumlar vardır. Bu rahatsızlık, etkilenen bölgeye ve etkilen ine derecesine bağlı olarak şiddetli ya da hafif belirtiler yapar. Sinirlerin omurilikten çıktığı yere basınç yapan bir tümörün, bedenin bel ve sırt bölgesi ile bacak ve kollarda ağrı yapması da olasıdır. Ayrıca, etkilenen yerin altında kalan ilgili beden bölümlerinde duyu yitimi ve sakatlık olabilir.

Tedavi tümörün bulunduğu yere göre değişir; ancak genellikle cerrahı yöntemler uygulanır. Apse varsa tedavi, apsenin boşaltılmasıyla olur. Kanserli tümörlerde radyoterapi, yanı ışın tedavisi de uygulanır.

Multipl skleroz: Nedeni bilinmeden bu iltihap, bedenin herhangi bir yerindeki sinirleri etkileyebilir, özellikle göz sinirleri, beyin sapı ve omurilikteki sinirler etkilenir. Multipl sklerozun yaptığı omurilik zedelenmesinde el ve ayaklarda zaman zaman ortaya çıkan duyu yitimi ve karıncalanma gibi duyu bozuklukları ile idrar kaçırma gibi belirtiler de olabilir.

Miyelit: Mielit, omurilik iltihaplanması demektir ve o nedenle multıpl sklerozu da içerir. Ancak miyelit sık görülen virüsler tarafından da oluşturulabilir ve multipl sklerozdaki yineleyen nöbetlerin tersine yalnız bir kez oluşabilir. Belirli  bir noktada akut iltihap olur ve onun al tındaki işlevler ortadan kalkar. Bu tip miyelit, grip ya da başka önemsiz bir virüs enfeksiyonundan sonrada oluşabilir,  Vitamin eksikliği: B.2 vitamini eksikliği omuriliği ve bedendeki sinirleri kendine özgü bir biçimde etkiler. Etkilenen  omurilik bölümlerinde, omuriliğin çevresinde bulunan kaslar ve eklemlerin yakınındaki duyu sinirleri de etkilenir.

Hasta, kol ve bacaklarının güçsüzlüğünden yakınır, ayağını bastığını hissetmekte güçlük çektiği için yüksek adımlı, garip bir yürüyüş edinir. Vitamin eksikliği tedavi edilince durumun bir ölçüde düzelme olasılığı vardır.

Ne yazık ki omuriliği etkileyen sorunların çoğu uzun sürelidir. Ayrıca iyileşme hiçbir zaman tam olmayabilir, yine de bazı egzersizlerden bir ölçüde yarar sağlanabileceği unutulmamalıdır

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz