Çocuk Gelişimi

Okuldan Kaçan Çocuğa Nasıl Davranmalı?

19 Aralık 2017
okuldan-kacma

Bazı çocuklar sırf eğlence olsun diye okulu “kırarlar”. Ne var ki, okuldan kaçma bir alışkanlık haline gelirse, çocuğun özsaygısı ve eğitimi ağır yaralar alabilir.

Her gün binlerce öğrenci okuldan kaçar yani, kabul edilebilir hiçbir özürleri olmaksızın, çoğunlukla anne-babaların rızası ve bilgisi dışında, okula gitmezler. Birçok öğrenci de sıkıcı bulduğu bazı derslerden kaçmaya çalışır. Ama sürekli okuldan kaçma ayrı ve önemli bir sorundur. Çocuk birkaç gün ya da çoğu kez aylar, hatıl yıllar boyu oku, saatinde evden çıkar, ama okula gitmez.

Okuldan kaçmanın sonuçları çok zararlı sonuçları olan okul kaçaklığı, çocuğu olan herkesin ciddiye alması gereken bir konudur. Uzun süreli kaçaklık yüzünden öğrenimi geri kalmış genç insanlar, bugünkü ortamda iş bulmakta çok zorlanırlar. Yetenekli öğrenciler, sorulan çözüldükten sonra, kaçırdıkları fırsatları geç de olsa yakalayıp eğitimlerini tamamlayabilirler ama okul kaçaklarının çoğu bunu beceremez, öğrenmede güçlük çekerler. Bazıları ise okuma yazma gibi basil becerileri bile kazanamayabilirler.

Üstelik, bu alışkanlık uzun sürerse kaçaklar dikkati bir iş üstünde toplama, sebat etme yeteneklerini de yitirirler, İlk başlardaki “okul kırma” heyecanı geçtikten sonra canları sıkılmaya, hiçbir konuya ilgi duymamaya başlarlar. Çoğu okul kaçağı kendini toplum dışına itilmiş, serseri ve başarısız biri olarak görür, özgüven yoksunluğu, zamanla yaşamın öteki yönlerini de etkiler.

Batı ülkelerinde yapılan istatistikler, okul çağındaki çocukların işlediği suçların sayısının günden güne yükseldiğini ve bunların çoğunun okul kaçaklarınca işlendiğini göstermektedir, önemli sayıda okul kaçağı, zaman geçirecek bir uğraş arama çabasıyla yoldan çıkmaktadır.

Ne yapılabilir?

Okuldan kaçan çocuğa nasıl davranmalı? Anne-babalar, hastalık gibi özürler dışında, çocuklarının okullarına devam etmelerini sağlamakla yükümlüdürler, üç günü aşkın bir süre okula gelmeyen çocuklar konusunda öğretmen ve okul yöneticilerine bilgi verilmelidir. Bu nedenle. öğretmenlerle anne-babalar itasında uygun bir iletişimin olması gerekir.

Anne-babanın okul yöneticileriyle işbirliği esastır. Çocuklarını korumak adına onların oyununa katılmak, ne olup bittiğim anlamadan çocuğu cezalandır-maya kalkmak kadar yanlıştır. Çocuk her şeyden önce eğitimin onun için ne kadar gerekli olduğu konusunda ikna edilmelidir. Okul kaçaklığının yerleşmiş bu davranış olmadığı durumlarda çocuğun derslerinden geri kalmaması için öğretmenle işbirliği yapılmalıdır.

Okul fobisi

Okul fobisi ya da okulu reddetme, yine görünür bir neden olmaksızın okula gitmemek söz konusu olduğundan, okul kaçaklığıyla karıştırılır. Ama çok karmaşık ruhsal nedenlere bağlı ayrı bir sorundur.

Okula gitmeyi istemeyen çocuklar, okul kaçaklarının tersine, bu konuda oldukça açık davranırlar. Çoğu kez, anne-babalarının farkında olmadığı anksiyete ve güvensizlik duyguları sonucu evde kalmayı isterler. Bazıları özel bir neden göstermezler, ama inatla okula girmeyi reddederler. Bazıları da mide ağrısı ya da bulantı gibi birtakım genel hastalık belirtilerinden yakınırlar; evde kalmaları kesinleştikten sonra ise, genellikle mutlu bir gün geçirirler.

Çok sert bir öğretmen ya da huysuz bir sıra arkadaşı yüzünden okula gitmemekte direnenler de vardır. Ama normal olarak biraz soruşturma, bunların doğru olup olmadığını gösterir.

Şaşırtıcı olan, okul fobisi geliştiren çoğu çocuğun iyi öğrenciler olduğudur.

Çocuğun okula gitmemesinin gerçek nedenlerim bulmak için bir hekimin ya da psikoloğun yardımı gerekebilir. Bu çocuklar genellikle evlerinde de bir nedenle tedirgin, sıkıntılı ve o yüzden bir de okul stresiyle baş edemeyecek durumdadırlar. Anne-babanın ayrılması böyle bir sonuca yol açabilir. Anne-baba geçimsizliği de, çocukta, o okuldayken evdeki olayların daha kötüye gideceği korkusunu yaratabilir. Bir gün okuldan eve döndüklerinde aileden birisinin hastanede olduğunu ya da öldüğünü öğrenmiş olabilirler ve bu yüzden de, aynı olayın yinelemesi korkusuyla evden ayrılmak istemezler.

Bazı durumlarda ise anne-babalar, bilinçsiz tutumlarıyla çocuklarında okul fobisi oluştururlar. İster duygusal nedenlerle isterse küçük kardeşinin bakımına yardım ettiği için olsun, çocuğuna aşın bağımlı bir anne, çocuğun okula gitmemek için öne süreceği küçük bahanelerden hoşnut kalabilir. Aynı biçimde, çocuğun anneye bağımlılığı da, önce okula gitmeme özürleriyle başlayıp sonunda okulu reddetmeyle sonuçlanabilir. Anne-babalar çocuklarının okula gitmelerinin, yalnızca öğrenimleri bakımından değil, toplumsal yaşama alışmaları ve bağımsız bir kimlik kazanmaları bakımından da ne kadar önemli olduğunu kavramalıdırlar. Okul, arkadaşlıklar kurmak ve yaşam deneyimi kazanmak için de gerekli bir ortamdır. Bu tür sorunlar ne kadar erken ele alınırsa başarı şansı o kadar yüksektir, çocuğun okuldan uzak kaldığı süre kısa otursa, derslerine yetişmesi ve arkadaşlıklarını sürdürmesi kolaylaştırır.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz