OBSESYON – OBSESİFLİK

7 Aralık 2017
obsesif

 

Herkeste zaman zaman küçük takıntılar olur. Gerçek obsesyonlar, denetim altına alınamayan ve sürekli olanlardır.

Obsesyon, insanın bilincine istemediği halde, zorla giren, eskilerin deyimiyle “musallat” olan düşünceye verilen addır. Obsesif kişiler, zihinlerine takılan düşüncelerin saçmalığını bilirler ama denetim altına alamazlar. Bazı durumlarda da obsesyon, belirli bir hareketi, bir tören gibi yerine getirmekten kendini alıkoyamama hali olan kompülsiyonla birliktedir.

Nevroz haline gelmiş obsesyonlara daha az rastlanır ama bunlar, yaşamı zehir ederler ve psikiyatrik tedavi gerektirirler.

Obsesyon Tipleri

Beş tip obsesyon vardır. Obsesif kuşku insanların, kapıyı kilitlemek, ocağın altını söndürmek gibi yapılması gereken bir işi yaptıklarına inanamadıklarında ortaya çıkar. Kapıyı kapadıklarını bilmelerine karşılık, kapalı olup olmadığı düşüncesiyle sürekli kaygılanırlar.

Obsesif düşünceler, sonu gelmeyen, yararsız birtakım spekülasyonlardır ve karar vermede, sonuca varmada güçlük yaratırlar. Bu durumun en ciddi biçimi, ağır bir depresyon içinde bulunanların sık sık böyle intihar obsesyonlarına kapılmalarıdır.

Obsesif içtepiler, kalabalık bir yerde çığlık atma, toprak ve kömür gibi maddeleri yeme, hatta rastgele birine saldırma gibi, garip ve akılalmaz davranışlarda bulunma konusunda zorlayıcı dürtülerdir. Bu tür dürtülere genellikle uyulmaz ama o davranışta bulunma korkusu kişinin ruhsal yaşımını altüst eder.

Obsesif korkular, kişinin denetimini yitirip topluma uymayan  ya da utanılacak bir davranışı yapacağından ürkmesinden kaynaklanır.

Obsesif imgeler, geçmişte görülmüş ya da (daha sık olarak) hayal edilen bir olayın durmadan göz önüne gelmesidir. Sarsıcı bir olaya bağlı olarak ortaya çıkabilir; sözgelimi bir otomobil kazası geçiren kişide, otomobil kullanmaya karşı bir obsesyon gelişebilir. Bir başka olasılık da, bu görüntülerin, kişinin gerçekte kabullenmek istemediği yasak arzularını simgeleyen, ürkütücü ya da tiksindirici düşünceleri yansıtmasıdır.

Nedenler

Bir görüşe göre, obsesyona eğilim, çocuklukta anne-babanın çok sıkı bir tuvalet eğitiminde ısrar ederek çocuğun, kendi doğal beden işlevlerini denetleme dürtüsüyle çatışmasından kaynaklanmaktadır. Böyle bir çocuk büyük olasılıkla yetişkinliğinde aşırı titiz, aşırı özdenetimli, duygularını bastıran, temiz ve düzenli birisi olacaktır.

Bir başka görüş de, obsesyonların aksiyete, gerilim, çözülmemiş çatışmalar ve suçluluk duygusu tarafından üretildiğidir. Obsesyon simgesel bir yapıya sahip olabilir. Sözgelimi, durmadan el yıkama dürtüsü bir mikrop bulaşma korkusunu simgeleyebilir. Ama obsesif hareketlerin böyle basit açıklamaları çoğu kez gerçeğe uygun düşmez.

Obsesyon erkeklerde ve kadınlarda aynı oranda, içedönük kişilerde ise ötekilerde daha fazla görülmektedir. Bu nedenle kişilik yapısının belirleyici bir etken olduğu söylenebilir.

Tehlikeleri

Obsesyonların çoğu zararsızdır ama sıkıntı verici nitelikte olanları da vardır. Bazı vakalarda, düşünce ya da dürtü bir kompülsiyon oluşturarak davranışa döküldüğünde çok rahatsız edici, ciddi sonuçlar doğurabilir.

Bazı akıl hastalıklarında, genellikle hezeyanlar, sanrılar ve belli durumlarda uygun heyecanlar gösterememe haliyle birlikte obsesyonlar da görülebilir ve tehlikeli, şiddet içeren davranışlara yol açabilir. Ancak söz konusu öteki belirtilen yoksa ve kişi obsesyonlarının olağan dışılığının, saçmalığının bilincindeyse, büyük olasılıkla ciddi bir tehlike yoktur.

Tedavi ve Sonuç

Bir obsesyon kişinin yaşamını aksatmaya başladığında, en iyisi bir psikiyatra başvurmaktadır. Çeşitli tedavi biçimleri vardır; davranış tedavisi de bazı obsesyonlarda oldukça başarılı sonuç verir. Önce hastaya zihnini boşaltıp derin ve sistemli bir biçimde rahatlaması öğretilir. “Rahatla” sözcüğünü söyleyerek kendini gevşeme durumuna sokması öğrendikten sonra obsesyonu anımsatılır ve hızla rahatlama sürecine girmesi istenir.

Sürekli alıştırmayla hasta, obsesyonu her aklına geldiğinde otomatik bir tepki olarak zihnini boşaltacak hale gelir. Böylece obsesif düşünce şiddetini ve sıklığını yitirir.

Bu yöntemle bazı vakalarda, obsesyon bütünüyle giderilmekte, bazılarında da denetim altına alınarak, zihni durmadan kurcalamasına son verilmektedir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz