Nikotin nedir?

19 Aralık 2017
nikotin

Nikotin, oldukça zehirli ve bağımlılık yaratan bir  maddedir. Sigara içenler ile çocuklarını ciddi biçimde etkiler. Tek korunma yolu, sigara içmemektir.

Nikotin, tütün bitkisinin (Nikotiana Tabacum) kurutulmuş yapraklardan elde edilir. Bitkinin yaprakta ya da çok açık sarı renkte bir sıvı olarak öz halinde çıkarılabilen,  yüzde 2-8 oranında nikotin içerir. Nikotinin hoş olmayan keskin bir kokusu ve ağızda uzun süre kalan, yakıcı bir tadı vardır. Uzun süre böcek öldürücü olarak kullanılmış olan nikotin, tehlikeli özellikleri nedeniyle yerini daha güvenilir maddelere bırakmıştır.

Çoğu kişi nikotini sigara yoluyla alır. Akciğerler, solunan havadaki gazların kana verilmesini sağlayan organlar olduğundan, ciğerlere çekilen sigara dumanıyla alınan nikotinin büyük bir bölümü bedene geçer. Sigara içenlerde, bu yolla alınan nikotinin yaklaşık yüzde 95’i bedene geçer.

Sigara içen bir kişide, ilk nefesi izleyen dakikada nabız ve tansiyondaki artış göz önüne alındığında, nikotinin bedenimizde ne kadar hızlı bir biçimde etkisini göstermeye başladığı ortaya çıkar. Nikotin aynı zamanda, sigara içilen ortamda, sigara içmeyenlerin bedenlerine de geçer.

Uyarıcı ve yatıştırıcı

Nikotinin birbirinin tam karşıtı iki etkisi vardır: Hem uyarır hem de yatıştırır. Bu etkiler nikotinin dozuna (azı uyarıcı, çoğu yatıştırıcı, hatta felce yol açıcıdır) ve dozlar arasında bırakılan süreye bağlıdır. Bazen uyarılmışlığı, beden işlevlerindeki bir yavaşlama izler. Nikotinin ruh durumu üzerinde de pekiştirici bir etkisi vardır.

Bedeni nasıl etkiler

Nikotin, “asetilkolin” adlı maddenin sinirsel ileti için harekete geçirdiği bütün sinirleri etkiler. Bu sinirler bedenin her yanına dağıldığı için, hem beyin hem de otonom sinir sistemi nikotinden çeşitli biçimlerde etkilenir.

Nikotin, böbreküstü bezini uyararak adrenalin ve noradrenalin yapımını artırır. Bu yolla kalp atış hızı artar, tansiyon yükselir, atardamarlar büzülür.

Nikotin aynı zamanda kandaki yağ asitlerinin yoğunluğunu da artırır. Bu maddeler, kan pulcuklarının (trombosit) birbirine ve damar çeperine yapışma eğilimini, yani ilk evredeki pıhtılaşmayı fazlalaştırır.

Sigaranın kalp hastalığındaki rolünün yanı sıra, nikotinin kalp üzerinde başka olumsuz etkileri de vardır. Kalbin normal ritminin dışında, fazladan atmasına yol açar. Bu da özellikle kalp krizinden sonra, son derece tehlikelidir. Öte yandan nikotinin, sigara içenlerde, hatta içmeyen ama sigara dumanı bulunan ortamlarda yaşayan kişilerde göğüs anjini (anjina pektoris) başlatmasından kuşkulanılmaktadır.

Nikotinin mide ve sindirim sıvıları üzerindeki doğrudan etkisi, bu konuda yeterli araştırmanın bulunmayışı nedeniyle kesinlik kazanmamıştır. Ancak yine de pankreas üzerindeki etkisi bilinmektedir. Pankreas, mideden onikiparmakbağırsağına geçen asidi etkisiz hale getiren bir salgı salgılamaktadır. Nikotin bu salgının azalmasına yol açar. Bu nedenle sigara içenler, içmeyenlere oranla onikiparmakbağırsağı ülserine daha yatkındırlar. Nikotin aynı zamanda mideden yemek borusuna asit kaçmasını önleyen büzücü kasın gevşemesine ve yukarıya asit kaçmasına yol açtığından, sindirim bozukluğuna ve mide yanmasına da neden olmaktadır.

Nikotinden yalnızca sigara içenler etkilenmez. Gebelikte dölüt de tehlikeye girer. Sigara içen gebe kadınların amniyos sıvılarında nikotin saptanmıştır. Nikotin plasenta (son) aracılığıyla dölüte geçip kalpte yapısal bozukluklara neden olabilmektedir. Hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalar, yüksek dozda nikotinin dölütte anormalliklere neden olduğunu ortaya koymuştur (söz konusu araştırmada kullanılan nikotinin dozu, sigarayla alınanın kat kat üstünde tutulmuştur). Yine de nikotin, gebe bir kadının hipofizinden oksitosin salınımına yol açarak, dölüte zararlı olabilmektedir. Oksitosin hormonu, rahimde kasılmaya ve rahimle birlikte plasentaya giden kanın azalmasına neden olmaktadır. Dolayısıyla sigara içen gebelerde dölütün, oksijen yetersizliği ile karşı karşıya kalması, bebeklerin ya düşük tartılı, ya ölü doğmaları ya da doğumdan hemen sonra ölmeleri riski vardır.

Nikotin zehirlenmesi

Saf halde nikotin deriden hızla soğurulur. Öldürücü doz, birkaç dakika içinde solunum yetersizliği ve ölüme yol açar. Daha az ciddi bir zehirlenme ise bulantı, karın ağrısı, ishal, zihin bulanıklığı, baş dönmesi, işitme ve görme bozukluğu, terleme, fenalık hissi ve havaleye yol açar. Sigara içenlerdeki kronik zehirlenmenin belirtileri ise solunum yolları tahrişi, sindirim bozuklukları, damarların daralması, yüksek tansiyon ve bazen de görme bozukluklarıdır.

Nikotinin toksik (zehir) etkisinden söz edebilmek için bir kişinin 40-60 mgr`lık miktarı tek bir dozda almış olması gerekir. Küçük bir purodaki nikotin. damar içine enjeksiyon yoluyla verildiğinde erişkin bir kişiyi öldürebilir. Puro içildiğinde, nikotininin ancak yüzde 10’u bedene girer.

Ortalama düzeyde katranlı bir sigara içildiğinde. beden 1-2 mgr nikotin alır. Bu yüzden toksik dozda nikotinin alınabilmesi, ancak çok hızlı bir biçimde, peş peşe 20-30 sigara içilmesini gerektirir.

Uygulamada, öldürücü dozun alınması için geçen süre, bedene, alınan nikotinin bir bölümünü etkisiz hale getirme fırsatı verir. Bedende nikotinin düzeyi ve etkisi, yükseldiği hızda düşer.

Sigaradaki nikotin intihar maksadıyla alınamaz (sigara yemiş olan çocuklarda bile nikotin zehirlenmesiyle ölüm enderdir) Bunun nedeni, bedenin çok hızlı biçimde tepki göstermesi ve ilk belirtinin kusma olmasıdır.

Bağımlılık

Bu konudaki birkaç karşıt görüşe karşılık araştırmaların çoğu nikotinin fiziksel bağımlılık yarattığını göstermiştir. Sigara içenler, genellikle farkında olmadan belli düzeyde nikotin almaktadırlar. Sözgelimi yüksek düzeyde nikotin içeren sigara içtiklerinde, çektikleri nefes sayısını azaltmakta, düşük düzeyde sigara içtiklerinde ise alışık oldukları nikotin düzeyini elde edene kadar, sık nefes çekmektedirler1

Sigarayı bırakan kişilerde, tıpkı alkol bağımlılarının alkolü bıraktıklarında olduğu gibi, bazı belirtiler ortaya çıkmaktadır. Şiddetli sigara isteği, ardından gerilim, sinirlilik, huzursuzluk, depresyon ve dikkati toplamada güçlük görülür.

Fiziksel olarak da kalp hızı ve tansiyonda düşme, genellikle kabızlığa yol açan sindirim sistemi belirtileri ve uyku bozuklukları olur. Araç ya da makine kullanmak gibi koordinasyon gerektiren işlerin yapılması güçleşir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz