Miyelom

30 Kasım 2017
miyelom-

Miyelom, kemik iliğinin bir hastalığıdır. Yavaş ilerler ve ileri yaşlarda ortaya çıkar. Günümüzde erken tedavi sayesinde hastalığın komplikasyonları azaltılmaktadır.

Miyelom, sağlıklı kemik iliği dokusunun yerini zamanla habis dokunun almasıdır. Bu hastalığın nedeni bilinmemektedir ama erken tanı ve tedaviyle yaşamın uzatılması olanaklıdır.

Hastalık, bedenin bağışıklık mekanizmasında görev alan proteinlerin yapıldığı yerde oluştuğundan, miyelom araştırmaları, bağışıklık bilimine (immünoloji) de ışık tutmuştur.

Ayırt Edici Özellikleri

Miyelom genellikle 40 yaşın üstündekilerde oluşur. Gençlerde çok enderdir. Kemik iliğinin plazma hücrelerindeki bir habis değişimle başlar. Bu hücreler normal olarak, bedeni enfeksiyondan koruyan ve bağışıklık sisteminde yer alan proteinleri yaparlar. Miyelomda anormal plazma hücreleri kemik iliğini istila ederek çoğalırlar ve yine protein üretirler ama yalnızca bir türünü yaparlar.

Aşırı miktardaki bu protein kanı kalınlaştırıp yoğunluğunu artırır. Aynı zamanda böbreklerin süzme mekanizmasında birikerek. Böbrekleri bozar. Miyelom dokusunun büyümesiyle kemiklerin yapısı ve direnci bozulur, kolayca kırılacak hale gelir. Kemik iliği oluşumu azalır; kansızlık başlar.

Birkaç tip miyelom vardır. Bunlar birbirlerinden bağışıklık proteinlerinden hangisinin daha fazla miktarda oluştuğuna bakılarak ayrılır.

Belirtiler

Miyelom açık seçik belirti vermez. Hatta bazı hastalar herhangi bir değişikliğin farkına varmazlar. Durum, ancak idrar ya da kan tahliliyle ortaya çıkar.

Bazı hastalar kemik ağrısından ya da kemiğin güçsüzleşerek kırılmasından yakınır. En fazla etkilenen kemikler leğen, omurga, kaburgalar ve kafatasıdır. Röntgende miyelomun kemirdiği kemik dokusu noktalar halinde görülür.

Bazı hastalarda şiddetli kansızlık ve soluk darlığı ile zaman zaman ateş, bazılarında da kanama eğiliminde artış olur. Böylece vakalarda kan üreten kemik iliği dokusunun yerini miyeloma bırakması söz konusudur.

Bazı hastalarda böbrek yetmezliği olur. Aşırı miktarda idrar yaparlar, fenalık duyguları ve bulantıları vardır. Zihin bulanıklığı da olabilir.

Bütün bu vakalarda tanı, idrar tahlili ile miyelom proteininin (Bence Jones proteini diye bilinir) bulunması, ayrıca röntgen filminde habis hücrelerin kemirdiği kemiğin görülmesiyle konur.

Tehlikeler

Hastalık tedavi edilmezse, genellikle iki yıl içinde ölümle sonuçlanır. Ölüm ya böbreklerde protein birikintileri nedeniyle yetmezlik oluşmasına ya da kemik iliğinin bütünüyle istilaya uğrayarak kansızlığa yol açmasına bağlıdır.

Başka bir tehlike de kanda kalsiyumun artışı ve bunun kalp kasını da kapsayan birçok kası etkilemesidir. Bunun nedeni, miyelom hücrelerinin kemikte ilerlerken kemik kalsiyumunun erimesi ve kana karışmasıdır.

Miyelom hücreleri yük taşıyan kemikleri zayıflatarak kırılmalarına da neden olabilir. Kırıklar çok ağrı yapabilir ve cerrahiyle kemiği destekleyecek önlemler alınmazsa iyileşmez.

Tedavi

Doktorlar kortizonlu ilaçlarla miyelom hücrelerinin etkinliğini azaltmaya ve kansızlık, böbrek yetmezliği, kanda kalsiyum artışı gibi etkilerini yok etmeye çalışırlar. Bu ilaçlar genellikle kanser ilaçlarıyla, sözgelimi melfelan ile birlikte ve kısa süreler için verilir.

Eğer şiddetli kansızlık olursa kan aktarımı gerekir. Bu yolla hastanın, yeni kan hücreleri oluşuncaya kadar desteklemesi sağlanır. Kanser hücrelerinin birikmesi yüzünden ağrı olursa, etkilenen bölgelere ışın tedavisi uygulanır. Işın, miyelom hücrelerinin ölmesini ve ağrının kesilmesini sağlar.

Sonuç

Miyelomun kesin tedavisi henüz bulunamamıştır. Ancak hastaların uzun yıllar yaşaması olanaklıdır. Erken tanı ve tedavi çok önemlidir.

İlerlemiş vakalarda tedavi, ağrının kesilmesine yöneliktir.

Miyelomdan etkilenmiş kemikler eski güçlerini kazanamazlar. Kırıldıkları zaman çelik çivi ve plaklarla desteklenmeleri gerekir.

Tedavi hastanın yaşamı boyunca sürdürülür. Birçok ilaç denenir ve bunlar aralıklı olarak verilir. Buna “aralıklı kemoterapi” denir. Kemoterapi tedavisine yanıt veren hastaların ömrü uzar.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz