METABOLİZMA

21 Kasım 2017
enerji

Bedensel işlevlerin normal bir biçimde sürmesi, “enzim” ve “hormon” olarak adlandırılan kimyasal maddelerce denetlenir. Enzimler, hücrelere gerekli olan maddelerin üretilmesi sırasında gerçekleşen kimyasal dönüşümleri etkiler. Hormonlarsa, büyüme ve enerji yedeklerinin kullanımı gibi etkinlikleri denetler.

Bedenin işlevleri açısından gerekli olan metabolizma, belirli hammadeleri gerektirir. Bu nedenle kötü beslenme (normalin altında ya da üstünde yemek), çok fazla miktarda alkol, hatta bazı ilaçlar, ciddi metabolizma bozukluklarına neden olabilir.

İki Süreç

Metabolizma, birbirinden bütünüyle farklı ama birbirini tamamlayan iki sürecin (anabolizma ve katabolizma) ürünüdür. Katabolizma, enerji sağlamak için yağ, karbonhidrat ve protein ile hücre ve  doku gibi bazı artık ürünlerin yıkılması, yani parçalanmasıdır.

Katabolizma sayesinde açığa çıkan enerjinin bir bölümü kas etkinliği biçiminde işe dönüştürülür, bir bölümü de ısı olarak yitirilir. Anabolizma ise yapım süreçlerini içerir, yani alınan besinlerin, enerji biçiminde depolanması ya da bedenin büyüme, üreme ve enfeksiyonlara karşı savunmasında kullanılmalıdır.

Enerji

Büyümekte olan bir çocukta ya da ergenlik çağındaki bir gençte besinlerin parçalanmasından elde edilen enerji büyümede kullanılacağından, günlük enerji aldıklarında enerjinin fazlası yağa dönüştürülür. Kişinin yaktığının, aldığından fazla olması ise kilo vermeye yol açar.

Metabolizma Hızı

Kişinin yaktığı enerji miktarı anlamına gelen metabolizma hızı, iki başlık altında toplanabilir. Kişinin hiçbir güç harcamadığı tam dinlenme halindeyken bedenin tükettiği enerji, “bazal metabolizma” ya da “dinlenme sırasındaki metabolizma” olarak değerlendirilir ve bedenin dinlenme halindeyken gereksindiği enerjiyi karşılar.

Ortalama bir yetişkin erkeğin bazal metabolizması 7110 kj/gün (günde 1700 kilokalori), ortalama bir kadınınki ise 5850 kj/gün’dür. (günde 1400 kilokaloridir). Ancak bu değerler kişiden kişiye 1460 kj/gün’lük (günde 350 kilokalori) değişiklikler gösterebilir.

Metabolizma hızının ikinci yanı ise, kas etkinliğine ilişkin enerjiyi kapsar. Bu, dinlenme halindeki bir kişide 0’dan; ağır işçi ya da sporcuda olduğu gibi 2920 kj/saate (saatte 700 kilokalori) kadar değişebilir.

Metabolizmanın bu özelliklerinden ötürü, insanların bir günde yaktıkları enerji miktarı, kişiden kişiye büyük farklılık gösterir. Sözgelimi hafif bir işte açlışan bir kadının harcadığı günlük enerji miktarı yaklaşık 8360-10 460 kj (2000-2500 kilokalori); ağır bir el işçisininkiyse 16 730-20 900 kj (4000-5000 kilokalori) kadardır. Bu nedenle bazı insanların başkalarına oranla enerji gereksinimlerini karşılamak için daha fazla yemek yemeleri gerekmektedir.

Karbonhidratların Parçalanması

Enerji gereksiniminin çoğu ekmek, patates ve şekerde bulunan karbonhidratların parçalanmasıyla karşılanır. Besin yoluyla alınan şekerler glikoz, fruktoz ve galaktozdur. Bunlar önce karaciğere taşınır ve fruktoz ile galaktoz glikoza çevrilir.

Karaciğerdeki glikoz birçok biçimde kullanılır. Bir bölümü enerji için kullanılırken bir bölümü de glikojen’e dönüştürülür. Glikojen depoları dolduğunda, fazla miktardaki glikojen yağa dönüştürülür. Gereksinim duyulduğunda hem glikojen hem de yağ, enerji oluşturmak için yeniden glikoza çevrilir.

Hücreler glikozu, “pirüvik asit” adlı bir maddeye dönüştürme yoluyla enerji sağlarlar. Bu süreç sonucu açığa çıkan enerji, yüksek enerjili bir bileşim olan adenozin irifosfat (ATP) halinde depolanır.

Yağın ve Proteinin Parçalanması

Yağlar ve proteinler, aldığımız besinlerin önemli bir bölümünü oluştururlar ve yeterli miktarda karbonhidrat alınmazsa, yağlar ile proteinler enerji kaynağı olarak kullanılmaya başlarlar.

Enerjinin karbohidrat kaynağı tükendiğinde, yağ molekülleri gliserol ve yağ asitlerine parçalanır. Gliserol karaciğerde glikoza dönüştürülüp, glikoz metabolizmasına katılır.

Besinlerle alınan protein, büyümede ve hücre içi biyokimyasal tepkileri hızlandıran enzimlerde kullanılacak olan aminoasitlere parçalanır.

Metabolizmada Hormonların Rolü

Metabolizmanın düzenlenmesinde birçok hormonun rolü vardır. Genellikle hormonlar bedendeki metabolizma etkinliklerinin kararlılığını sağlarlar. Eğer üretim düşükse, yapımın hızlanması, bazı biyokimyasal maddeler azsa normale erişmesi için gereken ayarlamayı sağlarlar.

Hormon bozuklukları metabolizmada ortaya çıkan aksaklıkların yaygın nedenlerinden biridir. Sözgelimi şeker hastalığı, pankreasta yeterli insülin hormonunun yapılmamasından kaynaklanır.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz