Sosyal Sıhhiye

Kleptomani Nedir? Belirtileri Nelerdir?

7 Aralık 2018
kleptomani

Kleptomani, gerçekte gerek duyulmayan maddeleri çalma dürtüsüdür. Kleptoman bu işi o kadar açık seçik bir biçimde yapar ki, tedaviye gereksinim duyduğu bir psikolojik rahatsızlığı olduğu hemen anlaşılır.

Kleptomani, kompülsif, yani önüne geçilemez bir isteğin,yineleyen bir biçim­de ortaya çıkmasıdır. Kleptomani bili­nen anlamda hırsızlık değildir; çalınan nesneler çoğunlukla değersiz şeylerdir ve çalan genellikle yoksul değildir.

Öte yandan, hırsızlık yapan kişi, ge­nellikle, çaldıklarını tutmaya çalışmaz. Kleptomanide, bilinen anlamdaki hırsızlıktan farklı olarak bir tür çalma dür­tüsü söz konusudur. Hırsızlık, bir tür kompülsiyondur (karşı konulmaz biçim­de bir edimi yapma) ve öteki kompülsiyonlar gibi yalnız bir kereye özgü değil­dir, sürekli yinelenir.

Nedenleri

Kleptomaninin nedenleri konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Ünlü psikiyatr Sigmund Freud’a göre kleptomaninin kaynağı, bireyin içindeki bas­tırılmış cinsel çatışmalardır. Çalınan nesneler kişiye bir tür cinsel doyum sağlamaktadır. Her ne kadar biraz zorla­mayla her tür nesneye cinsel bir anlam yüklenebilirse de, bu kuramın kanıtlanması oldukça güçtür.

Bir başka görüşe göre ise kleptoma­ni, toplumdan öç alma yoludur, yani simgesel düzeyde kişinin, kendi gücünü kanıtlama ya da çocuklukta yaşanan so­mut ve soyut yoksunlukları giderme yo­ludur. Ancak, bu kuramları destekleyecek kanıtlar elde edilse bile, tedavide fazla bir yardımı olmayabilmektedir.

kleptomani2

Belirtiler

Gerçek kleptomani,sürekli yinelenen, ama her seferinde farklı, değersiz nes­nelerin çalınması biçiminde kendini gösterir.

Bu nedenle yalnız bir kez çalma giri­şiminde bulunan çocuk, ergen ya da ye­tişkin, ruhsal bakımdan uygun bile ol­sa, kleptoman sayılmaz. Aynı biçimde, sürekli olarak aynı tip nesneler, sözge­limi kadın iç çamaşırı çalan birine de kleptoman denilemez; çalınan malın cinsi değişmemektedir.

Genellikle bir kleptomanın hırsızlık anında ne yaptığının farkında olmadığı sanılır, ama bu görüş doğru değildir. Bazıları ne yaptıklarının bilincindedir­ler, hatta çalma dürtüsünü hissettikle­rinde sıkıntılı anlar yaşarlar. Bazıları da yaptıklarına gerekçeler yaratırlar, söz­ gelimi çaldıkları malın aslında kendile­rine verildiğini öne sürer ya da daha önceki gelişlerinde malın parasını ödemiş olduklarını söylerler. Ancak kleptoma­nın bunları, kendini zor durumdan kurtarmak için uydurması söz konusu de­ğildir, inanarak söyler.

Başka bazı durumlarda da klepto­man, ne yaptığının farkındadır, ama gerçekleştirdiği edimin ne tür sonuçla­ra yol açacağını bilmez.

Tedavi

Kleptomani oldukça seyrek görülen bir durumdur; bu yüzden genel bir te­davi yönteminden söz etmek olanaksız­dır. Ayrıca bazı kleptomanlar, henüz bi­linmeyen nedenlerden ötürü tedavi edil­meleri konusunda oldukça isteksiz davranırlar.

Kısalığının sağladığı üstünlüğü yü­zünden sık sık başvurulan tedavi yön­temlerinden biri, davranış tedavisi kap­samına giren “örtük duyarlılaştırma” tekniğidir.

Hasta, hırsızlık olayını bütün ayrın­tılarıyla gözünün önüne getirmeye çalı­şır ve daha sonra, terapistin yardımla­rıyla olumsuz sonuçlarını hayalinde can­landırır: Sözgelimi yakalanmak, mahke­meye çıkarılmak, gazetelere manşet ol­mak, gibi. Bu arada terapist, hırsızlık sonucu ailesinden ve arkadaşlarından alacağı tepkileri oldukça karamsar ve olumsuz bir tablo çizerek anlatır. Böy- lece, çalma edimine sıkıntı ve stresin eş­lik etmesi, yani hastanın koşullanması sağlanır.

Sonuçta hastada, hırsızlığa karşı bir nefret uyanır; böylece bir daha hırsız­lık yapmaz. Eğer bu yöntem işe yara­mazsa, psikiyatri uzmanlarının önerece­ği başka yollar denenmelidir.

Eğer kleptomani değilse

Kleptomani, genelde, nedensiz yere çalmaktır. Başka bazı durumlarda ve streslerde de hırsızlık için geçici dürtü­ler oluşabilir, ama bunlar kleptomani değildir.

Küçük çocuklar sık sık hırsızlık ya­parlar, bunun nedeni hem bir şeyler el­de etmektir, hem de “benim” ve “be­nim olmayan” kavramlarının tam ola­rak oluşmayışıdır. Çocuklarda ahlak duygusu, on yaşından önce pek gelişmiş olmaz. On yaşını geçen çocukların hır­sızlık yapmalarının nedenlerinden biri de, sahip olma isteklerini bastıramayışlarıdır.

Ergenlik çağındakiler ise, başkaldırı, arkadaşlara gösteri ya da arkadaşların baskısı gibi nedenlerle hırsızlık yapabilirler.

Orta yaşlılıkta geçirilen depresyon da hırsızlığa yol açabilir. Aslında bu du­rumdaki hırsızlık bir tür yardım ve ilgi istemedir.

Bunların hiçbiri gerçek kleptomani değildir ve tedavileri, eğer gerekiyorsa, farklı biçimde yapılmalıdır.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz