Kinin Nedir?

9 Haziran 2018
kinin

Kinin, enfeksiyon hastalıklarına karşı kullanılan ilk ilaçlardandır. Günümüzde de, sıtmanın dirençli türüne ve gece kramplarına karşı etkili bir ilaç olması nedeniyle, önemini korumaktadır.
Kinin ilk kez Güney Amerika yerlile­ri tarafından bulunup kullanılmış ve XVII. yüzyılda İspanyollar tarafından Avrupa’ya getirilmiştir. Ancak bu çok etkili ama bilmeden kullanıldığında teh­likeli olabilen ilacın değerinin anlaşılma­sı zaman almıştır. Kinin sıtmanın en et­kili ilacı olmuş ve 1920’li yılların sonuna kadar da bu ününü sürdürmüştür.

Kinin, bazı kas ve kalp rahatsızlıklarında da yararlı olmaktadır.

Kinin, Güney Amerika’da, özellikle Peru’da yetişen kınakına ağacının ka­buklarından elde edilir.

Kinin Avrupa’ya getirildiğinde çeşit­li adlarla anılmıştır. Sözgelimi Peru’dan Cizvitler tarafından getirildiği için ‘Ciz­vit kabuğu’ denilmiştir. Peru valisinin karısı Kontes Anna Chincon’un ateşli bir hastalığının tedavisinde kullanıldığı­na ilişkin söylentilerse ‘Kontes kabuğu’ olarak bir başka adla anılmasına yol aç­mıştır.

Kininin ateşli hastalıklara iyi geldiği­ni İspanyollar, Güney Amerika yerlile­rinden öğrenmişlerdir. Ancak bu mad­denin gerçek etkisinin sıtma hastalığın­da görüldüğü hemen anlaşılmamıştır.

Kinin, enfeksiyon hastalıklarına kar­şı başarıyla kullanılan ilk ilaçlardandır.

O günlerde sıtma, özellikle sıcak iklim­lerde sık görüldüğünden (gerçekte sıtma günümüzde de birçok bölgede yaygın bir hastalıktır) kininin çok büyük değer taşıması şaşırtıcı değildir.

Yararları

Kınakına kabuğu çeşitli etkili madde­ler içerir. Günümüzde bunlardan yalnız ikisi yaygın olarak kullanılmaktadır: Kinin ve ona çok yakın olan kinidin.

Kinin sıtma tedavisinde hâlâ kullanıl­maktadır ve yapay olarak daha iyi ilaç­lar yapılması yolundaki çabalara karşın, sıtmanın bazı türleri kinin dışındaki bü­tün ilaçlara direnç göstermektedir. Ki­nine dirençli sıtma türü ise çok enderdir.

Kinin kalp ritmindeki bozukluklara da iyi gelir. Pratikte bu amaçla kinine yakın bir madde olan kinidin kullanı­lır. Bu maddenin kalp kası üstündeki et­kisi, kininden daha fazladır, ama ger­çekte bu iki maddenin kimyasal yapıla­rı birbirine benzer.

Kininin kalp kasının elektriksel etkin­liği üzerindeki etkisi, belki de normal kasların çeşitli rahatsızlıkları üzerinde­ki etkisiyle ilgilidir.Kinin “miyotoni” denilen bir kas hastalığı ile doğan kişi­lerin, özellikle yaşları ilerledikçe artan gece kramplarının geçirilmesinde de et­kili olmaktadır.

Kuşkusuz yine de alınan dozlara çok dikkat edilmesi, doktor önerisine kesin­likle uyulması büyük önem taşır.

Bazı etkileri nedeniyle, kininin kullanımı sınırlıdır. Denetimsiz kullanımı so­nucu oluşan tehlikeli yan etkileri, günü­müzde ilaca,eskisi kadar değer verilme­mesinin başlıca nedenidir. Kininin yarattığı ana sorun ciddi zehirlenmeye (toksitite) yol açmasıdır. Ne yazık ki sıtma hastalığındakininin tedavi edici dozu ile zehirleyici dozu arasında büyük bir fark yoktur. Oysa toksik dozdaki kinin gözü etkileyerek körlüğe neden olabilir. Sağırlık, bilinç bu­lanıklığı ve koma, hatta ölümle sonuç­lanabilir. Üstelik bazı kişiler, kinine da­ha duyarlıdır. Bu nedenle kinin verilme­den önce küçük bir dozla aşırı duyarlık, yani alerji araştırması yapmak gerekir.

Tehlikeler

Kinin, sıtmanın sorun olmadığı ülkelerde daha çok gece krampları için kul­lanılır. Bu durumda ise çok düşük doz­lar kullanıldığından, tehlikesi yoktur.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz