Kimlik Saptanması

9 Haziran 2018
parmak-izi

Yaşayan ya da ölmüş kişilerin kimliklerinin saptanmasına ilişkin yöntemlere daha çok adli vakalarda başvurulur. Bu konuyla ilgili tıp dalı, adli tiptir.

Babalık davası
Kimlik saptanması, doktorlar ile po­lislerin birlikte çalışmasını gerektiren bir konudur. Kimliğin saptanması, bilinci­ni yitirmiş bir kişideki gibi hukuk dışı, tıbbi bir durum olabileceği gibi, cinayet vakası gibi, bütünüyle adli bir sorun da olabilir.

Bazen, yaşayan bir kişinin kimliğinin saptanması gündeme geldiğinde, tıbbi kanıtlar büyük önem kazanır. Bu tür­den tıbbi kanıtlara başvurulmasını ge­rekli kılan durumlara, kadınların para­sal destek sağlayabilme amacıyla açtığı

Böyle bir durumda kan grubunun saptanması söz konusudur. Her insanın kan hücrelerinin yüzeyinde, başkalarınınkiyle karşılaştırıldığında tepki göste­ren özel maddeler bulunur. Bu tepki ne­deniyle kan aktarımlarında kan grubu saptanması özel önem taşır.

Kan grubunun kalıtımla nasıl geçtiği iyi bilinir ve geçiş ilkeleri hukukta da ka­bul edilir. Ancak kan grubu, bir insa­nın kesinlikle baba olduğunu kanıtlaya- maz. Kan grubunun kesinlikle belirleye­bileceği tek gerçek, o kişinin baba olma­dığıdır.

Parmak izi

Parmak izinin polisin bir suçu (özellikle hırsızlık) ortaya çıkarmada önemi büyükse de ancak daha önce poliste kaydı olanlanınkiyle karşılaştırma söz konusu olduğundan, kimlik saptanmasında parmak izinden her zaman yarar­lanılamaz.

Ancak parmak izleri kayıtlı kişilerde kimliğin saptanmasında hiçbir kuşkuya yer kalmam iki kişinin parmak talerinin aynı olması olasılığı 64 milyon­da birdir. Bu nedenle şimdiye kadar bir­birinin aynı olan iki parmak izinin kayıt­larla geçmemiş olması şaşırtıcı değildir. Parmak izleri, bütün özellikleriyle bir­birlerinin eşi olan tekyumurta ikizleri­nin bile ayırt edilmesini sağlar.

Derinin basınca uğradığı öteki bölge­ler (avuç içi, taban ve ayak parmakları) de özel izler taşıdığından, bazen uzman­lar onlardan da yararlanırlar.

Kimlik saptanmasında dişlerden de yararlanılabilir. Herkesin diş yapısı farklıdır ve diş hekimleri, tedavi ettikleri kişilerin kayıtlarını tutarlar.

Eller hafifçe terli oldukları sürece parmaklar, dokunulan her parlak yü­zeyde iz bırakırlar. Terde bir parça yağ vardır ve bu özelliği nedeniyle belirgin bir iz bırakır.

Parmak izi büyütüldüğünde ortada­ki düğümle kenardaki çizgi arasında yer alan çizgiler sayılabilir.

Bedenin tanınması

Bir ceset bulunduğunda, tıbbi yönden inceleme, iki temel sorunun yanıta ka­vuşmasına yöneliktir: Cesedin kimliği ve ölüm nedeni (doğal yolla, kaza, cinayet ya da intihar).

Bu soruların yanıtının araştırılması adli tıpta görev alan patoloji uzmanla­rının işidir. Patoloji uzmanı ölüm son­rası (postmortem) muayene ile dokula­rın mikroskopta incelenmesi konusun­da uzmanlaşmıştır.

Cesedi inceleyen patolog, önce insa­na ait olup olmadığım (kimi zaman ilk bakışta tanınması güç olabilir) ve cinsiyetini araştırır. Ardından yaş, genel fi­ziksel özellikler, göz, deri ve saç rengi­nin saptanması gelir.

Eğer başvurulacak başka elverişli parça yoksa,cesedin cinsiyetinin saptanmasında iskeletten yararlanılır. Erkek leğeni (solda) kadın leğenine (sağda) oranla daha ağır, kalın ve dardır. Kadın leğeninin ise derinliği, görüldüğü gibi daha azdır.

Kuşkusuz bunların hepsi, ölümün üs­tünden fazla zaman geçmediği cesetler­de kplay saptanabilen özelliklerdir. Ama aylar ya da yıllar boyu toprak al­tında çürümüş ya da patolojik inceleme için çok az bir bölüm kalmış ceset­lerde araştırma yapmak da gerekli ola­bilmektedir.

Ölüm sonrası muayene (otopsi)

Ceset, bulunduğu yerde dikkatle in­celendikten sonra, soğukta saklanması ve incelenmesi için morga kaldırılır.

Küçük doku parçalarının insana ait olup olmadığı, tavşan dokusundan ha­zırlanmış bir sıvıyla karıştırılarak an­laşılabilir, Tavşan dokusundan hazırla­nan test sıvısı, insan dokusuyla karşılaş­tığında tepki verir.

Eğer cesedin dış cinsel organları, ta­nınmasına elvermeyeeek kadar çürüyüp bozulmuşsa, uzmanlar, iskeleti inceleye­rek cinsiyete ilişkin kanıtlar ararlar, Ke­mikler, özellikle de leğenkemikleri, ka­dın ile erkekte farklı özellikler gösterir. Doku parçalarının bulunduğu durum­larda, örneklerin mikroskopla incelen­mesi de dişi cinse ilişkin kanıtlar vere­bilir.

Yaş ve yapı

Yaşın saptanması daha zordur. Ço­cuk ve genç erişkinlerde, kemiklerin uç­larında kıkırdağın kemik dokusuna dö­nüştüğü özel yerler bulunur. Bu neden­le, ölümün 20 yaştan önce gerçekleşmesi durumunda, kemikler incelenerek yaşa ilişkin bir tahmin yapılabilir. Otuzlu yaşların sonlarına doğruysa, kafatası kemiklerinin eklem yerleri birleştiğin­den, bu bölgenin incelenmesi ipuçları verir.

İskelet bozulmadan kalmışsa, boy ve yapının belirlenmesi çok kolaydır. Ama kol ya da bacağa ait tek bir uzun kemik­ten yola çıkarak da, özel tablolar yar­dımıyla boyun saptanması olanaklıdır.

Göz, deri ve saç renginin belirlenme­si ise, özellikle çürümüş cesetlerde güçlenir. Göz rengi ölümden kısa süre son­ra, yeşil kahverengiye dönüşür.

Cinayet olaylarında, saç ve kıllar önemli ipuçları olabilirler. Sözgelimi si­lah üstünde bulunmuş bir saçın öldürü­len kişiye uyma, cinayetin aydınlığa kavuşmasını sağlayabilir. Yine de uz­manlar saç ve kıllardan kesin bir biçim­de kimliği kanıtlamada yararlanamamaktadırlar. Yalnızca, bulunmuş olan saç örneğinin boyalı ya da permalı olup olmadığını, kurbanın saçma benzeyip benzemediğini söyleyebilirler.

Diş kayıtları

Kimliğin saptanması dişlerden de yararlanılabilir. Bazı cinayet vakaların­da dişler suçluyu ele vermiştir. Dişler, ait oldukları beden bütünüyle çürüse bi­le, kimliğin saptanmasını olanaklı kılar­lar.

Diş hekimleri, hastalarına ilişkin ka­yıtlarda parmak izi gibi gerektiğinde başvurulabilen ka­nıtlar olabilmektedir.

Ayrıca ceset üzerinde, geçirdiği has­talıklara ait izler bulunması da tanınma­sında yardımcı olabilmektedir. Bu bir­çok yolla araştırılabilir. Adli tıpta gö­revli patoloji uzmanının cesedi incele­mede izlediği yol, normalde patologla­rın otopsi yaparken izledikleri yolla ay­nıdır, cesedin durumu, iç organları ayrı ayrı gözden geçirilir; her türlü olağandı­şı durum araştırılır. Ardından her organ­dan parça alınıp mikroskopta incelenir. İnceleme sonucunda hastalıklar saptanır ve pek çok yararlı bilgi ekle edilir.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz