Katarakt

15 Mayıs 2018
katarakt

Katarakt, göz merceğinde sık görülen bir sorundur. Tedavisiz bırakılırsa körlükle sonuçlanabilir, ama modern cerrahi yöntemleriyle tedaviden çok başarılı sonuçlar alınmaktadır.

Odaklama işlevinin bir bölümünü yerine getiren mercek, gözbebeğinin he­men arkasında yer alır. Odaklama işi­nin büyük bir bölümü, bir odaklaştırma merceği olan saydamtabaka (kornea) ta­rafından yapılır.

Mercekte donuk bir tabaka halin­de oluşan katarakt görmeyi azaltıp, za­manla yalnızca ışık ile karanlığın ayırt edildiği bir düzeye indirir. Cerrahi yol­dan tedavi edilmezse körlükle sonuçla­nır.

Çoğu olguda neden yaşlılıktır. Bu du­rumda merceğin ilk etkilendiği yer mer­kezidir ve körlükle sonuçlanması için merceğin tümünün etkilenmesi, yani yıl­ların geçmesi gerekir.

Bazı kataraktlar konjenital, yani do­ğuştandır. Dölütün ilk aylarında bazı organlara (gözü de kapsar) ait hücreler, ilaç ve enfeksiyonlardan zarar görebilir. Daha önemsiz doğuştan kataraktlarday- sa, mercekte yaygın, pudrayı andıran, ince bir tabaka vardır. Bu tip katarakt­lar genellikle görmeyi bozmadıkların­dan tedavi gerektirmezler.

Şeker hastalığı ve paratiroidizm (iki hormon bozukluğu) katarakt oluşumu­na neden olabilirler. Başka hastalıklar ve vitamin eksiklikleri de gözleri etkile­yerek, katarakt yapabilirler. Gençlerde kan şekeri düzeyinin ansızın yükselme­si bazen gözde bulutlanmaya yol açar; ama asıl neden tedavi edildiğinde bu da düzelir.

Kataraktlar başka nedenlerden de oluşabilir. Sözgelimi yüksek dozda ilaç, merceğe toksik (zehir) etki yapabilir. Steroit ilaçlar uzun süre kullanıldık­larında, katarakta yol açabilirler. Elek- tromagnetik, kozmik, mikro-dalga ve kızılötesi ışınlarla karşı karşıya kalmak da aynı etkiyi gösterebilir.

Katarakt kaza sonucu da oluşabilir. Göze gelen bir darbe, birkaç yıl sonra katarakt oluşumuyla sonuçlanabilir, İğ­ne, diken ya da metal parçası gibi ya­bancı maddelerle oluşan en ufak yaralarda bile, mercek de etkilenmişse, kazadan uzun süre sonra kataraktlara rastlanılabilmektedir.

Belirtiler

En açık belirti, net görüntünün yok olması ve bazen çok güçlü ışıkta görme güçlüğüdür. Kalarak! olgunlaştıkça ya­kın görüş yitirilir ve zamanla yalnızca ışık ve karanlık ayırt edilir. Genellikle bir göz ötekinden önce etkilenir, ama çoğunlukla ikisi de ilerleyen katarakt be­lirtileri gösterirler ve tedavi edilmezler­se körlük oluşur.

Tedavi
Ultrasonla katarakt çıkarılabilir. Göze ufak bir kesi yapılıp katarakt çıkarılır ve suyla gözden atılır.

Katarakt yalnızca merceğin merkezi­ni (çekirdeğini) etkilediğinde, gözbcbc- ğini genişleten damlalar yararlı olmaktadır; ışığın göze, merceğin kenar­larından girmesini sağlarlar. Ancak ka­tarakt genellikle merceğin tümünde yer alır. Bu nedenle tek etkili tedavi cerra­hidir.

Başlıca üç tedavi yöntemi vardır. Hangisinin uygulanacağı kişinin yaşına ve kataraktın türüne göre belirlenir.

Daha çok çocuk ve gençlere uygula­nan ilk yöntem, mercekteki kataraktlı liflerin çıkarılmasıdır. Eğer bu mercek lifleri yumuşaksa ve sulu çözeltilerle ko­layca yıkanıp temizlenebilirse, işlem ba­sit bir biçimde uygulanır. Kataraktlı lifler, merceğin ön kapsülü delinerek kı­rılırlar ve suyla dışarı atılırlar. Kalan olursa, zamanla göz içindeki kanallar yoluyla atılır.

İkinci yöntem ultrasondur (fako- emulsifikasyon). Bu ileri teknik, göz kapsülünün açılıp, kataraktın suyla atıl­masını da içerir ve her yaşta uygulana­bilir.

Yöntemin olumlu yönü, göze yalnız­ca küçük bir kesi yapılmasıdır. Olum­suz yönü ise, bazen, görmenin tam düzeltilmesi için ikinci bir ameliyat ge- rektirmesidir.

20 yaşın üstündeki hastalara uygula­nan üçüncü ameliyat yöntemi, merceğin bütünüyle çıkarılmasıdır. Bu yöntemde göz açılır ve mercek özel bir aygıtla çı­karılır. Genellikle merceği yerinde tutan bağların çözülmesini sağlayan bir mad­de kullanılır. Çoğunlukla ikinci bir ame­liyata gerek kalmaz.

Görüşün düzeltilmesi

Katarakt çıkarıldıktan sonra görme­nin düzeltilmesi gerekir. Mercek gözün optik gücünün üçte birini karşıladığın­dan, başarılı cerrahi tedavi sonrası, göz­lük ve kontaklens biçimindeki güçlü optik merceklerle görme düzeltilmelidir. Yalnızca ileri derecede miyop olanlar­da, katarakt ameliyatından sonra gör­menin düzeltilmesi gerekmeyebilir ya da eski gözlükleri yeterli olabilir.
Yaşlılarda kataraktın morötesi ışınla­rından kaçınmakla engellenebileceğine ilişkin kanıtlar vardır. Dolayısıyla gü­neşli günlerde, tatillerde, deniz kıyısın­da ya da yükseklerde yaşayanlar, gözlerini güneşten korumak için güneş gözlüğü kullanmalıdırlar.

Katarakt önlenebilir mi?
Son seçenek göz içine yerleştirilen plastik merceklerdir. Bunlar tek gözü ameliyat edilen hastalar için yararlıdır. Ancak, kataraktın alınmasından sonra yeııi merceğin yerleştirilmesi oldukça zor bir ameliyatla gerçekleştirilir. Göz iyileştikten sonra gözlük ya da kontak­lens gerekebilir.
Kontaklensler de kullanılabilir. Eğer astigmat da varsa ve yumuşak lensler kullanılıyorsa, ek olarak gözlük verilme­lidir. Sert kontaklensler, görüntüyü tanı olarak düzeltirler.Gözlük, yalnızca iki gözün birden ka­tarakt nedeniyle ameliyat edildiği ya da bir gözün tedavi edilip, ötekinin görme­diği durumlarda verilebilir. Gözlüğün sakıncası, görme alanını daraltması ve nesneleri büyütmesidir. Bazen zorluk yaratabilir.

Doğuştan kataraktın önüne geçilme­si büyük ölçüde gebe kadının, gebeliği sırasında sağlığına özen göstermesiyle önlenebilir. Dölütün gelişmesini aksata­cak ilaç ve enfeksiyonlardan sakınmak, doğuştan bozuklukların önlenmesinde etkili tek yoldur. Bunun için de ilaç kul­lanımında dikkatli davranmak, en sıradan olanda bile doktora danışmak gerekir.

Bazı ilaçların yüksek dozlarının, ze­hir etkisi göstererek katarakta yol açtı­ğı unutulmamalı, söz konusu ilaçlar dikkatli kullanılmalıdır.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz