Karaciğer Sorunları

11 Mayıs 2018
karaciger-iltihabi

Karaciğerin şaşırtıcı bir kendini yenileme gücü vardır. Ancak sürekli alkol ya da ilaç kullanımıyla zarar görebilir. Onun dışında, karaciğere ilişkin sorunların sayısı azdır. Belli başlı Karaciğer sorunları hakkında durumlara bu yazıda değinildi.

Karaciğerin yaşamsal önem taşıyan iki işlevi vardır: Yeni kimyasal madde­ler yapmak ve zehirleri, artık maddele­ri etkisiz hale getirmek.

Bağırsaklardan soğurulan besinleri taşıyan kanın hepsi karaciğere gelir. Başka bir deyişle kan, sindirim sistemin­den kalbe ve akciğerlere dönmeden ön­ce karaciğerdeki “portal sistem”olarak bilinen toplardamar ağından geçer.

Karaciğerin yeri ve görünümü

Karaciğer bedenin en büyük organı­dır; ağırlığı 1,36-1,81 kg arasında deği­şir. Diyaframın altında yer alır ve böy­lece alt kaburgaların verebileceği zarar­dan korunur.

İki belirgin bölümü ya da lopu var­dır: Sağ ve sol lop. Sağ lop daha büyük­tür ve karnın sağ yanını doldurur. Sol­daki daha küçüktür; ama sol yanın or­ta çizgisine kadar ulaşır. Karaciğerin dı­şarıdan elle yoklanması her zaman ola­naklı değildir, ama hastalık nedeniyle büyürse göğüs kafesinin altından kabur­gaların altına taşar ve karın muayene­sinde elle hissedilir.

Bedenin başka bölümlerinde olduğu gibi karaciğerde de görev yapan temel birimler hücrelerdir. Tıp biliminde ka­raciğerin “yaratıcı” hücrelerine “hepatosit” adı verilir. Bunlar, yaşamın sür­mesini sağlayan temel maddeleri (kar­bonhidratlar, proteinler ve yağlar) işle­yecek biçimde özelleşmişlerdir.
Karaciğerin işlevleri

Protein metabolizması: Bedendeki hücrelerin yenilenmesi ve yapılması için protein gereklidir. Kimyasal “iletici” olan hormonların yapımı ve hücrelerin kimyasal değişimlerini sağlamak için salgıladıkları enzimlerin yapımı için de proteinlere gerek vardır.

Proteinler bitkisel ya da hayvansal be­sinlerden alınır ve karaciğerde parçala­nıp bedendeki kullanıma uygun olarak yeniden yapılır.

Kısaca bu süreçte (sentez de denilebi­lir) şunlar olur: Portal toplardamarlarla gelen proteinler hepatositler tarafından alınıp karaciğer enzimleri tarafından sentezle yeni bir biçime sokulur. Artık ürünler kân dolaşımına dönmezler.

Karbonhidrat metabolizması: Kar­bonhidratlar üç tür atomdan (karbon, hidrojen ve oksijen) oluşur.

Şekerli ve unlu besinlerde bulunan karbonhidratlar enerji sağlarlar. Kaslar çalışırken şeker ve şeker benzeri mad­deler “yakarlar”.

Karaciğer hastalığını ortaya çıkarmanın en basit yollarından biri, karaciğer büyümesinin belirtilerini karın muayenesiyle saptamaktır.

Karbonhidrattan saf şekere çok yakın olan iki biçime çevirir. Birincisi hemen enerji sağlayan glikozdur; öteki ise de­polanabilir enerjidir, glikoza çok ben­zer ve “glikojen”adını alır. Kanda şe­ker azalması beyne ciddi zararlar vere­bilir. Bu nedenle bedende, ani gereksi­nimler ve açlık durumunda kullanmak için şeker depolanır. Kanda şeker düzeyi yüksek olursa, karaciğer tarafından ya­pılan bir hormon, fazla şekeri glikojen biçiminde depolar.

Yağların dönüştürülmesi: Beden için yağlar da gereklidir. Karaciğerde dönüştürülerek yağ dokusu yapımında ya da yenilenmesinde kullanılırlar. Yağ doku­su genellikle derialtında bulunur. Ya­lıtma ve darbelerden koruyucu görevi vardır; ayrıca, enerji depolar.

Artık maddelerin uzaklaştırılması: Karaciğerdeki toplardamarların çevre­sinde, bulucusunun adıyla anılan Kupp- fer hücreleri bulunur. Kuppfer hücreleri kandan bakterileri ve gereksiz madde­leri temizlerler. Ayrıca kanda bulunan fazla alyuvar hücrelerini ayıklar ve “iş­lenmeleri” için hepatositlere gönderirler.

Hepatositlerdeki yıkım ve yeniden ya­pım sürecinde, bütün maddelerden (kan, proteinler, yağlar ve karbonhid­ratlardan) artık ürünler oluşur. Amon­yak (proteinlerin yıkımı sırasında olu­şur) gibi artık ürünler zehirlidir. Kara­ciğer hücrelerince üreye dönüştürülerek zararsız hale getirilir ve kan dolaşımına geri gönderilirler. Kan ve yağların artık ürünleri ise safra biçiminde atılır.

Tükettiğimiz gerçek zehirler (alkol ve ilaçlar gibi) de aynı biçimde etkisiz hale getirilir. Bir ilaçta uzun süreli etkiden söz edilmesi, ya karaciğer enzimlerine dirençli olması ya da karaciğerden geç­memesi anlamına gelir.

Sorunlar

Karaciğerin kendini yenileme gücü şa­şılacak düzeydedir. Bir lopunun ameli­yatla alınması durumunda bile, alman bölüm birkaç hafta içinde yenilenir. Ama bazı durumlarda karaciğer hücre­lerinin tahrip oranı yenilenme oranını aşar ve akut (‘apansız ortaya çıkan’ an­lamına gelir) karaciğer yetmezliğine yol açar. Virüs kökenli karaciğer iltihabı ve başka iltihaplar en sık rastlanan neden­dir. Aşırı doza bağlı parasetamol zehir­lenmesi de karaciğer yetmezliğine yol açabilir.

Karaciğerin işlevleri göz önüne alın­dığında yetmezliğinin sonuçlarını tah­min etmek kolaydır. Kan şekerinin düş­mesi beyinde hasar yapabilir. Kan pıh­tılaşmasında rol oynayan proteinlerin üretiminin durması, hastalarda kana­maların ortaya çıkmasına yol açar; ay­rıca karında “asit” denilen sıvı toplan­masına neden olur. Artık ürünlerin uzaklaştırılamaması ise sarılık ve koma ile sonuçlanır.

Bazı doğuştan kusurlar, uzun süreli karaciğer sorunları yapar. Özellikle ka­raciğer enzim yetersizliklerinde safra fazlası uzaklaştırılamaz. Erken doğan bebeklerde yaygın olan bu durum “ker- nikterus” olarak bilinir.

Glikoz yapan ve depolayan enzimle­rin eksikliği, kan şekeri düzeyinde apan­sız düşüşlere neden olur.

Karaciğerden çok miktarda kan ge­çer. Kanla yayılan (metastaz) kanşer türlerinin ikinci yerleşim yeri bu yüzden genellikle karaciğerdir. Ancak, karaci­ğerin birincil, yani kendisinden kaynak­lanan tümörlerine az rastlanılır.

Parasetamol ve alkol gibi zehirler ile karaciğer iltihaplan, onarımı olanaksız karaciğer hasarına yol açabilir. Karaci­ğerde nedbe dokusu gelişir ve onu siroz izler. Karaciğer sertleşir, büzülür ve ken­di kendini yenileyemez. Bu geri dönüşü olmayan bir durumdur ve karaciğer yet­mezliği ile komanın en sık rastlanan ne­denidir.

Tedavi

Karaciğer tümörleri, ışın verilerek ya da cerrahi olarak tedavi edilir. Ke­sin dinlenmeyle karaciğer iltihabı birkaç haftada iyileşir. Tanı erken konursa si­roz, özel beslenme rejimiyle ve alkolün bırakılmasıyla yavaşlatılabilir.

Karaciğer hastalığı, komaya neden olabilecek kadar ilerlemişse acil girişim gerekir. Protein alımı kısıtlanır, gerekli maddeler damar yoluyla verilir. Kanın süzülmesi yararlı olabilir.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz