HEPATİT A VE HEPATİT B HAKKINDA

10 Mayıs 2018
hepatit

Karaciğer iltihabı, yani hepatit, ciddi bir hastalıktır, bazı hastaların durumları çeşitli testlerle yakından izlenebilir ve çoğu, doktor önerilerine uyma koşuluyla tam anlamıyla iyileşir.

Karaciğer iltihabı ya da hepatit (as­lında belirti adı olmasına karşılık, halk arasında ‘sarılık’ da denir) oldukça bu­laşıcı olan bir virüs hastalığıdır. Virüs kan, dışkı ve tükürükle yayılır. Her yaş­taki insanı etkileyen bir hastalık olma­sına karşılık, gençlerde ve virüs bulaş­mış maddelerle uğraşmayı gerektiren mesleklerde çalışanlar arasında daha sık görülür.

Nedenler

Hastalığa neden olan başlıca iki virüs vardır. Karaciğer iltihabı geçirenlerin doktor önerilerine sıkı sıkıya uyması gerekir. Genellikle doktorlar kesin yatak istirahatı öngörürler.

Hepatit’ ya da ‘sarılık’ denirdi) ve hepa­tit B virüsüyle oluşan hepatite “serum hepatit i” de denir.

Hepatit A genellikle su ve besinlerle bulaşır, ama kanla geçtiği de olur. Has­talık, yalnızca kuluçka dönemi sırasın­da bulaşıcıdır, taşıyıcılar hastalığı bulaş­tırmazlar. Kalabalık ve sağlık kuralla­rına uygun olmayan yerlerde zaman za­man salgınlar görülür. Temizlik koşulları yetersizse, okullarda ve başka kurumlarda da salgınlar olabilir.

Hepatit B’nin uzun bir kuluçka dö­nemi vardır. Hepatit A ile aynı yollar­dan bulaşabilmesine karşılık, daha çok kanla geçer. Hastanelerde alınan sıkı önlemlere karşın kan ve plazma aktarı­mı sonucunda ve derialtına yapılan iğ­nelerle bulaşır. Mikroplu dövme iğne­leriyle ve tıraş bıçaklarıyla bulaşmalar da bilinmektedir. Eroin bağımlılarının yüzde 4ü’ı B virüsü taşıyıcısıdır.

Virüs, plasentadan anne karnındaki dölüte de geçebilir. Erkek eşcinsellerin çoğunun taşıyıcı olduğu anlaşıldığından hepatit B virüsünün cinsel ilişkiyle de bulaştığı sanılmaktadır.

Hastalığa yakalanma tehlikesine özel­likle açık olan bir grup da hastane per­sonelidir. Özellikle ameliyathanelerde ve böbrek diyaliz biriminde çalışanlar risk altındadır, ama virüs, dişçiler için de so­run yaratır.

Belirtiler

A ya da B virüsüyle olan hastalıkla­rın çoğu hafif, hattâ bazen farkına va­rılmadan geçer. Ancak iki virüs de kan­da, kan tahlilleriyle anlaşılan kimyasal “kanıtlar” bırakırlar.

Hastalık safra akışını önleyecek ka­dar şiddetliyse, sarılık ortaya çıkar, ya­ni deri ve gözakı sararır. Sarılığın nede­ni, karaciğer tarafından yapılan safra boyasının bağırsakla atılacağına kan do­laşımına karışmasıdır.

Hepatit A’ya bağlı karaciğer iltiha­bında sarılık, oldukça çabuk ortaya çı­kar; ama neden hepatit B ise daha ya­vaş oluşur.

Çoğunlukla hastalar, önce kendileri­ni kötü hissederler; halsizlik, bulantı ve sigaraya isteksizlik görülür. Karnın üst kısmının sağ yanında ağrı olur. Eklem­lerde romatizma benzeri ağrı ve dökün­tü olabilir. Sarılığın en belirgin olduğu dönemde hastalar sık sık kusarlar ve üstündeki etkileri

Karaciğer, iltihaplanınca büyür (normal büyüklüğü kesik çizgilerle gösterilmiştir). Doktorlar karaciğer

iltihabı olan hastayı muayene kendilerini çok halsiz hissederler. San­lık genellikle 15 günden fazla sürmez, iyileşme ise yaklaşık altı hafta içinde olur.

Bazı durumlarda hastalık geçmez ve kronik karaciğer iltihabına dönüşüp si­rozla (karaciğer hücreleri tahrip olur ve yerlerini bağ dokusu alarak karaciğeri yavaş yavaş etkisiz hale getirir) sonuç­lanabilir.

Tipik belirtileri bulunduğunda kara­ciğer iltihabı tanısı zor değildir; ama çe­şitli kan tahlilleriyle tanının kesinleşti­rilmesi gerekir.

Tanı için yapılan tahlillerden biri» ka­nın pıhtılaşma süresinin ölçülmesidir. Kanın pıhtılaşması için gerekli olan K vitamini karaciğerde yapılır ve ciddi ka­raciğer hastalığı olan insanların kanı ge­rektiği gibi pıhtılaşmaz. Tanıda kuşku­ya düşülürse, karaciğer biyopsisi yapı­lır. Karaciğerden lokal anestezi atada küçük bir parça alınıp incelenil

Hastalığa neden olan virüsün, A mı, yoksa B virüsü mü olduğunun kanıtlan­ması daha zordur. Üstelik son zaman­larda ne A ne de B tipi virüse bağlı olan bir karaciğer iltihabı daha ortaya çıka­rılmış ve C virüsü” adı verilmiştir.

Tehlikeler

Sirozun en sık rastlanan nedeni son yıllarda alkolizme bağlı karaciğer hastalıklarındaki artıştan önce virüsle olu­şan karaciğer iltihabıydı. Kanında virüs taşıyan hastalar enfeksiyon kaynağı olurlar ve herhangi bir nedenle hastane­ye yattıklarında çeşitli sorunlara yol açarlar. Ama karaciğer iltihabı geçiren­lerin hepsi taşıyıcı değildir; henüz bilin­meyen nedenlerden ötürü bazı hastalar tam olarak iyileşirler.

Tedavi

Genel durumu kötü olanlar, anne adayları, şeker hastaları ve yaşlılar dı­şında, karaciğer iltihabı geçirenlerin hastaneye yatması gerekmez.

Karaciğer iltihabı sırasında ve iyileşir­ken, karaciğer hücreleri her tür ilaca du­yarlıdır ve bu sırada ilaç kullanmaktan kaçınmak gerekir.

Evde ya da hastanede tedavi sırasın­da, bulaşma olasılığını azaltmak için ay­rı yemek kapları kullanılmalı ve kişisel temizliğe daha fazla özen gösterilmeli­dir.

Mutlak yatak istirahatinin önemi tar­tışmalıdır. Bazı doktorlar, hastanın, sa­rılık olduğu süre boyunca dinlenmesiyle, sonradan ortaya çıkabilecek kötü sonuçların (siroz ve kronik karaciğer ilti­habı gibi) önüne geçilebileceği kanısındadırlar.

Besin konusunda kesin bir kısıtlama yoktur, ama hastanın düzenli beslenme­sine dikkat edilmelidir. Ancak besinle­rin iştah açıcı olmasına çalışılmalı ve al­kol kesinlikle bırakılmalıdır.

Hastalığa yakalanma tehlikesiyle kar­şı karşıya olanlara ve salgın durumun­da, korunmak için gammaglobülin iğ­neleri yaptırılabilir. Bu iğneler özellikle hepatit A’ya karşı etkilidir; hepatit B için aynı derecede koruyucu değildir.

Hepatit geçirenlerin alkolü bırakması gerekir. Meyve suyu, sözgelimi, portakal suyu iyi bir seçenektir.

Sonuç

Karaciğer iltihaplarının çoğu hafif ge­çer, evde bakılabilir ve tümüyle iyileşir.

Karaciğer iltihabı yineleyebilir, ama aynı virüs nedeniyle yinelemesine az rastlanılır. Taşıyıcı olanlar içinse hasta­lığın bir süre sonra ortaya çıkması ola­sıdır.

Karaciğer iltihabı geçirenler için en önemlisi, alkolü bırakmaktır.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz