Çocuklarda ve Yetişkinlerde Kıskançlık Sorunu

5 Aralık 2018
cocuktakiskanclik

Kıskançlık, oldukça acı veren, yıkıcı bir duygudur. Aşağı yukarı her zaman temelinde, güvensizlik ve aşağılık duygusu yatar. Anne-babalar çocukları arasındaki kıskançlıkları ortadan kaldırma konusunda genellikle başarılı olurlar ama yetişkinlerin, bu üzücü sorunun üstesinden gelebilmeleri için duygularını anlamayı öğrenmeleri gerekir.

Kıskançlık, her yaşta görülebilen bir duygudur. Çocuklar kardeşlerini, yetiş­kinlerse başkalarını kıskanırlar. Kıskançlık genellikle yalnızlık ve aldatılmış­lık duygusuyla birlikte görülür.

Çocuklar arasında rekabet

Bir kardeşinin olmasının büyük ço­cukta doğurduğu kıskançlık ve rekabet duygusu kolayca anlaşılabilir. Çocuk, kardeşinin doğumuyla birden, ailenin ilgi odağı olma özelliğini yitirdiğini hisseder ve anne-babası tarafından sevil­mediği duygusuna kapılır. Arkadaşlar ve akrabalar da artık onunla eskisi gibi ilgilenmezler. Bütün ilgi ve sevgi yeni doğan bebeğe gösterilir. Anne-baba ço­cuğa kendisini eskisi gibi sevdiklerini söylese ya da bunu davranışlarıyla belli etse de çocuk bir türlü ikna olamaz. Kendi bakış açısından anne-babanın tu­tumunun anlamı açıktır.

Anne-babanın duyarlı ve incelikli yaklaşımıyla çocuğun bu tür güvensiz­lik duygularının önüne geçilebilir. Ço­cuğa yeni bir bebeğin geleceği önceden söylenmeli ve gebeliği sırasında annesi­nin karnındaki kardeşinin hareketlerini hissetmesine izin verilmelidir.

Babalar, bebekle ilgili değişikliklerin do­ğumdan önce tamamlanmasına özen göstermelidirler. Büyük çocuk bir yuvaya verilecekse, bu doğumdan aylar ön­ce gerçekleştirilmelidir. Yeni bir oda ya da yatak gibi bir değişiklik de doğum­dan çok önce yapılmalıdır. Böylece ço­cuk, kardeşine uyum sağlamasından çok önce, köklü değişikliklere alışmış olur. Çocuğun, yeni bebek geldiği için ikinci plana itilmişlik duygusuna kapılmaması çok önemlidir. Bu nedenle doğacak bebeğin çevresindeki yeni düzenlemele­rin yol açtığı değişikliklerin doğumdan çok önce gerçekleştirilmesinin yararı vardır. Çocuk, değişikliklerin, kardeşi yüzünden değil, büyüdüğü için yapıldı­ğını hissetmelidir.

Bebek bakımına katılma

Bebek bakımına büyük kardeşin de katılmasının yararı büyüktür. Bebeğin altı değiştirilirken, yıkanır ya da beslenirken ona pudrayı ya da bezleri getir­mek gibi küçük işler verirseniz, kendi­sini olayın içinde hisseder.

Bazen kıskançlık, çocuğun, yeniden bebek olma isteği biçiminde ortaya çı­kar. Kardeşi gibi kundaklanmak ya da uyurken sallanmak fikri hoşuna gidebi­leceği gibi, biberondan emmek de isteyebilir. Bütün bunlar onun, daha fazla ilgi ve sevgi istediğini söyleme biçimidir. Sevdiğinizi yeterince kanıtlayabilirseniz bu sorunu hızla atlatır; siz de daha çok hoşlanabileceği, yaşına uygun etkinlikle­re katılmasını sağlayabilirsiniz.

Büyük çocuklarda kıskançlık Daha büyük çocuklarda tartışma ve rekabet sık görülür ve bu durum bazen kıskançlıkla sonuçlanır. Anne-baba ola­rak yapılacak en önemli şey, taraf tut­mamak ve birinden birine üstünlük ta­nımamaktır. Daha büyük olan çocuk, küçük kardeşinin hep işin içinden sıy­rıldığını, kendisineyse büyük olduğu ge­rekçesiyle suçun yüklendiğini his­sedebilir.

Tartışma sırasında çocuklarınız sizin karar vermenizi isterlerse; tartışmayı ke­sip, yapacak başka bir şey bulmaya çalışın. Bu tutum, tartışmayı başlatanı ce­zalandırmaktan çok daha yapıcı olacak­tır. Cömertlik ve paylaşma duygusu aşı­lamak gerekir; hep birlikte bir oyun oy­nama önerisi oyuncağını paylaşmak is­temeyen çocuğa bencil olmamasını öğütlemekten çok daha iyidir.

Eşler arasında kıskançlık

Eşler arasındaki kıskançlık güç bir so­run olabilir.

eslerkiskanclik

Evde oturup çocuk bakan bir kadın, sık sık akşamları arkadaşlarıyla buluşan kocasına karşı kırgınlık ve küskünlük duyabilir. Zamanla da, güvensizlik duy­guları içinde, kocasının toplumsal yaşa­mını kıskanmaya başlar. Ayrıca kendisini yalnız ve dış dünyayla ilişkisi kop­muş gibi hissedecektir.

Ancak soruna pratik bir çözüm bul­madan önce iki tarafın da ne olup bitti­ğini anlaması gerekir.

Eşler arasındaki kıskançlık bazen, ko­lay belirlenebilecek bir temeli olmayan ve pratik bir biçimde düzeltilemeyecek türden güvensizlik ya da yetersizlik duy­gularından kaynaklanır.

Söz gelimi, kendisinden daha fazla pa­ra kazanan ya da daha büyük başarı elde düşünceye kapılması depresyon kayna­ğı bile olabilir.

Karısının kendisine olan sevgisinden emin olmayan bir erkeğin, eşinin duy­guları konusunda güven ve desteğe gereksinimi vardır. Ancak bu yolla, bir­den fazla kişinin sevilmesinin olanaklı olabildiğini anlayabilir.

Bazı erkekler (ya da kadınlar) eşleri öteki kıskançlıklar

Kıskançlık yalnızca aile içi ilişkilerle sınırlı değildir. İnsanlar çevrelerindeki başarılı kişileri de kıskanabilirler.

Bu kıskançlık tipi, genellikle kişinin özgüven, özbeğeni eksikliği ile ilgilidir.

Genellikle “hırs” adı altında toplumca onaylanıp kabul gören duygu, aslın­da zenginlik kıskançlığıdır. Ilımlı boyutlardaki hırsın bir zararı yoktur, ama kişinin kendisini ve başarılarını doğru biçimde değerlendirmesini önlediğinde yıkıcı olabilir.

Yaşamlarının herhangi bir dönemin­de kıskançlık hissetmemiş insanların sa­yısı son derece azdır. Ancak, bu duygu­yu yaşayanlar nedenin kendilerinde ol­duğunu bilirlerse, kıskançlık sorun ha­line gelmeyebilir.

Kaynak Kitap: Doktorumuz Ansiklopedisi

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz