Böbrek İltihabı – Nefrit

10 Aralık 2017
bobrek-iltihabi

Nefrit, yani böbrek iltihabı, böbreklerin işlevini bozan başlıca rahatsızlıktır. Böbrekler de

öteki organlar gibi bakterilerle iltihaplanabilirler. Nefrit, bakteri enfeksiyonu sonucu oluştuğu zaman “piyelonefrit” adını alır. Buna karşılık böbrek, yapısındaki değişmeler sonucu da iltihaplanabilir. Böbrekteki küçük tüplerin (borucuklar) özellikle de yumacıkların (glomerüller: kanı süzen ve artık maddelerin idrarla atılmasını sağlayan tüpler) yapısında ortaya çıkan bozukluk iltihaba neden olabilir.

Piyelonefrit

Piyelonefritin iki türü vardır: Akutpiyonefrit, genellikle idrar yolları iltihabının böbreği sıçramasıyla oluşan türdür. Kronik piyelonefrit ise, böbreğin yineleyen enfeksiyonları sonucu oluşur.

Kronik piyelonefritte böbrek dokusu nedbe oluşturur. Son yıllarda yapılan araştırmalar, bu tür böbrek hasarının çocuklukta başladığını, o çağda bozukluk görülmese bile böbreğin bozulmaya ve işlevlerini yitirmeye o zaman başlayıp sorunun erişkinlik çağında ortaya çıktığını göstermektedir.

Kronik piyelonefrit çocuklarda çok ender görülür. İdrar kesesi ile idrar borusunun birleştiği yerdeki bir bozukluk nedeniyle idrar, geriye, idrar kesesine giderek enfeksiyon oluşturur. Durum, özel bir röntgenle (intravenöz piyelografi) saptanabilir. Söz konusu röntgen idrar yapılırken çekilen özel bir inceleme yöntemidir ve sık sık idrar yolları enfeksiyonu geçiren çocuklarda yapılır. Kronik piyelonefrit ve yineleyen akut piyelonefrit, idrar borularında ve böbreklerinde yapı bozukluğu olan kişilerde de görülebilir.

Akut piyelonefritin belirtilen ateşli bir genel hastalık hali ile böbrekte ve belde ağrıdır. İdrar çıkarılırken yanma ve ağrı hissedilir. Kronik piyelonefritte ağrı olmaz. İlk belirti hastanın idrar yapamaması ve bu yüzden atılamayan zararlı maddelerin edende birikmesidir. Bu da bitkinlik ve genel bir sağlıksızlık hali oluşturur ve “kronik böbrek yetmezliği” diye bilinen durum ortaya çıkar. Hastalık yüksek tansiyona da neden olabilir. Bu hastalığın ayırt edici özelliklerinden biri idrarda kan ve protein bulunmasıdır.

Glomerülonefrit

Glomerülonefrit, genel olarak böbreğin özellikle de yumacıkların (glomerül) iltihabı sonucu ortaya çıkan bir bozukluktur. Hastalığın değişik türleri ancak böbrek dokusu örneğinin mikroskopla incelenmesi sonucu ayırt edilebilir.

Glomerülonefrit çeşitli hastalıkların ardından ortaya çıkabilir. Sözgelimi streptokoklar tarafından oluşturulan boğaz iltihabı ya da romatizma, lupus eritematosus sonucu oluşabilir. Buna karşılık hastalık hiçbir neden yokken de ortaya çıkabilir ve buna, “idyopatik glomerülonefrit” denir.

Hastalık iki sendrom (belirli bir hastalık tablosu oluşturan belirtiler grubu) halinde ortaya çıkar. Birincisinde akut nefrit sendromu oluşur: İdrar miktarı azalır ve bedende sıvı birikir. Genellikle yüzde ve ayak bileklerinde şişlik (ödem) olur. Akciğerde bile ödem olabilir ve soluk alma güçleşir. İdrarda kan bulunur ve kan basıncı yüksektir. Böbrekler tarafından bedenden atılması gereken ve atılmadığı için  biriken zararlı maddelerin miktarları saptanarak böbrek işlevlerinin ne derece bozulduğu açığa çıkarılabilir.

Glomerülnefrit’in ikinci belirtisi nefrotik sendromdur. Çocuklarda yaygındır. Bir milyon çocuktan otuzunda görülmesine karşılık, yetişkinlerdeki oranı milyonda sekizdir. Nefrotik sendrom, idrarda yüksek miktarda protein bulunmasıyla akut nefritten ayrılır. Akut nefritte olduğu gibi ilk belirti şişlik yani ödemdir. Dokularda sıvı biriktiğini gösterir. Şişlik bedenin herhangi bir yerinde olabilir ama gözkapağı ve erkeklerde üreme organları çevresi gibi gevşek dokularda daha sıktır. Bacak ve ayak bilekleri de şişebilir. Sendrom genellikle günde 5 gr proteinin idrarla yitirilmesiyle oluşur ancak şiddetli vakalarda bu miktarının beş katı idrarla atılabilir. Proteinin yitirilmesi, damarlardaki sıvının dokulara sızmasına yol açar.

Tehlikeler

Herhangi bir böbrek hastalığının en büyük tehlikesi, böbrek yetmezliğine yol açmasıdır. Böyle bir durumda hastanın diyaliz aygıtına bağlanarak bedenindeki zararlı maddelerin temizlenmesi gerekir. Bir başka seçenekse böbrek aktarımı yapılmasıdır.

Akut piyelonefrit böbrek yetmezliğine neden olmaz ama kronik piyelonefrit ve glomerülonefrit olabilir. Genel olarak böbrek yetmezliği olasılığı kan basıncının yüksek oluşuyla artar. Yüksek tansiyon tek başına böbreği tahrip etmeye yeterlidir ve hasta böbrek üzerinde bu hasar daha da artar ancak tansiyonun ilaçla kontrol edilmesi bu riski azaltmaya yardımcı olabilir.

Tedavi ve Sonuç

Akut piyelonefrit antibiyotiklerle ve bol sıvı alınmasıyla tedavi edilir ancak akut pileyonefrit yinelerse, özellikle çocuklarda idrarın idrar kesesinden böbreğe geri gittiğinin, yani idrar borusundaki bir yapı kusurunun belirtisi olabilir. Bu durumda cerrahi yöntemle idrar borusu idrar kesesine yeniden bağlanıp, böbreklerin zarar görmesi ve sorunun yinelenmesi önlenir. Çocuklardaki kronik piyelonefritte antibiyotik tedavisiyle böbreğin nedbe oluşturmasının önüne geçilip geçilemeyeceği araştırılmaktadır.

Glomerülonefrit tedavisinde doğru yöntem uygulanabilmesi için hastalığın türü kesin olarak bilinmelidir. Bazı türlerin ilaçsız daha kolay iyileşmesine karşılık, bazı türleri steroit ilaçlarla tedavi olanlar ve olmayanlar olarak ikiye ayrılır. Diüretik (idrar söktürücü) ilaçlarla tedavi ve tuzun azaltılması şişi azaltır. Böbreğe aşırı yük binmemesi için, bazen alınan protein de azaltılır. Buna karşılık böbrek yetmezliğine giden vakalarda hiçbir tedavi durumu düzeltememektedir. Hasta ya diyaliz aygıtına bağlanmakta ya da böbrek aktarımı yapılmaktadır.

Piyelonefritin iyileşmesi genellikle tamdır ve hastalık yinelemez. Bazen yaşamın ileri yıllarında yüksek tansiyon ve hafif bir böbrek yetmezliği olur. Böyle vakalar, genellikle diyalizi ya da böbrek aktarımını zorunlu kılar ancak kan basıncının denetim altında tutulması ve proteinli besinlerin azaltılmasıyla böbrek, işlevlerini yerine getirebilir.

Glomerülonefritin hafif biçimde (çocuklarda en sık görülen türü) iyileşme tamdır. Genellikle steroit ilaçlarla tedavi olur. Glomerülonefrit öteki türlerinde iyileşme, böbreğin mikroskopla incelenmesiyle (biyopsi) anlaşılır; hastada bazen yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliği ortaya çıkar.

Nefritin en sık görülen türlerinden biri, strepkok bakterileriyle oluşan enfeksiyonun ardından ortaya çıkanıdır.

Bu tür nefrit bedenin savunma sistemindeki bir bozukluğa bağlıdır. Hastalık akut halde ciddidir ama iyileşmeden sonra sorun yaratmaz.

Benzer yazılar

yorum yok

Yorum yaz